Bir yıldan beri adeta hayatımızı karartan, allak bullak eden, bizleri evlerimizde mahpus bırakan pandemiden daha tam kurtulmamış ancak gelen aşı haberleri ile sevinmişken kuraklık tehlikesi arz-ı endam eyledi.
Bilindiği üzere kuraklık genel olarak iki bölümde inceleniyor.. Birincisi meteorolojik kuraklık, ikincisi ise tarımsal kuraklık.. Ülke genelinde birçok bölgede kuraklık tehlikesi devam ediyor.. İlimizde ise ağırlıklı olarak tarımsal kuraklık tehlikesi söz konusudur.
Çiftçi endişeli bir bekleyiş içerisinde.. Tahıl ekimi yapan çiftçiler tohumların çimlendiğini ancak bir iki güne kadar bir yağış gelmediği takdirde çimlenen bu tohumların kuruyup çürüyeceklerinden korkuyorlar.
İlimiz ekonomisinin bel kemiği olan tarımsal üretimdeki en önemli gelir kaynağını oluşturan fıstık içinde korku yaşanıyor.. Her ne kadar fıstık aşırı sulama gerektirmiyorsa da hava sıcaklıklarının ortalamanın üstünde gidiyor olması fıstık başta olmak üzere diğer meyve çeşitlerini olumsuz bir şekilde etkileyecektir.
İlimizin dört bir yanında yer alan Ilısu, Alkurmu Çetin ve Şirvan Baraj ve hidroelektrik santralleri yer almasına rağmen, bunlar tarımsal sulama alanında yeteri kadar kullanılamıyor.. Kaldı ki ilimiz açısından bir Konya Ovası niteliğinde olan Garzan Ovası bu baraj ve hidroelektrik santrallerinden oldukça uzakta.
Bundan dolayı bir an önce yağmur ve kar yağışının gerçekleşmesini dilemekten başka çaremiz de yok. Meteoroloji tahminleri Cuma günü il geneli için bir kar yağışı olabileceği yönünde.. Hatta bir sonraki Çarşamba gününe kadar 5 günün de karlı geçeceği de belirtiliyor.
İnşallah bu yağışlar gerçekleşirde ilimiz tarımsal kuraklık tehlikesini atlatır.. Aksi halde bundan yalnız köylü ve çiftçi değil, esnafı da memuru da dahil hepimiz olumsuz bir şekilde etkileniriz.
Yüce Rabbim aramızdaki çocuk ve masumların hatırına bu yağışlardan bizleri mahrum etmesin.