SİİRT HEYETİNİN ANKARA TEMASLARININ ARDINDAN..ARTIK KADROLARLA DEĞİL, YATIRIMLARLA UĞRAŞIYORUZ
Ayhan Mergen
Siirt heyeti Ankara’da temaslarda bulundu.. Vali Osman Hacıbektaşoğlu, Milletvekili Osman Ören, İl Başkanı Av.Ekrem Olgaç , ilçe ve belde belediye başkanları ile kayyum olarak görevli kaymakamlardan oluşan bu heyetin yaptığı temasların yankıları devam ediyor.
Heyet İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu ile Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank’ın yanı sıra bazı genel müdürleri de ziyaret ederek, ilimizdeki yatırımları görüştü.
Heyette yer alan ilçe ve belde belediye başkanları beldeleri için elde ettikleri kazanımları açıklıyorlar.. Yani bir anlamda beldeleri için kopardıkları çeyiz bohçasını kamuoyuyla paylaşıyorlar.
Yapılan açıklamalara baktığımızda bu gezinin verimli geçtiğini görüyoruz ve hiç biri eli boş dönmemiş.. Kimi bir kimisi de bir kaç yatırımı birden koparmış.. Bu yatırımların bir an önce gerçekleşmesi beklentisi ile hayırlı olsun diyorum.
Benim üzerinde durmak istediğim asıl konu, oluşturulan birlik tablosu ve geleneksel hale getirdiğimiz personel tayinleri, kadro talepleri gibi küçük şeyleri dile getirmenin ötesine geçmiş olmamızdır.
Burada ne demek istediğimi daha iyi anlatmak için Süleyman Demirel dönemine atfedilen bir anekdotu hatırlamak gerekiyor.. Özel Kalem Müdürü Merhum Demirel’e Siirt ve Bursa heyetlerini beklediğini söylediğinde önce Siirt heyetini içeri al diyor ve nedenini açıklıyor; “Bursa heyeti benden yatırımlar isteyecek, görüşme uzayacak.. Siirt heyeti ise bir iki kadro ve bir iki tayin isteyecek.. Bunları kısa bir zamanda görüşürüz” der.
Bu son heyetin Ankara’da yaptıkları temaslarda bunu görmüyoruz.. Toplu olarak gidilerek yatırım talepleri dile getirilmiş ve büyük ölçüde de başarılı olunduğu anlaşılıyor.. Bana göre bu gezi ile ilgili olarak yapılacak değerlendirmelerde şu yatırım, bu yatırım diye sıralamaktan daha önemli olarak bu mantığımızdaki olumlu değişimdir.. Yani küçük sorunlarla değil de büyük sorunlarla uğraşmak ve bunların çözümü için çaba harcamak.
Bu mantıktan kopmadığımız ve sürdürdüğümüz sürece çözemeyeceğimiz hiçbir sorunumuz olmayacaktır.