Siirt’in çok az bir emekle ve bir çırpıda çözülebilecek birçok sorunu bulunmaktadır.. Bu sorunlar yetkililerin bir türlü harekete geçmemesi nedeniyle her geçen gün bir yün yumağı gibi biraz daha karmaşık ve içinden çıkılamaz hale geliyorlar.
Bunların başında gelenlerden biri de sokak ve caddelerde dolaşan başıboş köpeklerdir.. Birkaç yıl önce sayıları bir elin parmak sayısını geçmeyen bu köpeklere sahip çıkılmadığı için, bugün sürüler halinde dolaşabilecek kadar çoğaldılar ve her geçen çoğalmaya devam ediyorlar.
Bu köpeklerin zaman --zaman vatandaşlara saldırdıklarını daha önce defalarca dile getirdik.. Özellikle sabah namazına giden din görevlileri ve cemaat, bunlardan tedirgin olmakta ve çok korkmaktadırlar.. Korkmakta da haklıdırlar.. Çünkü bugüne kadar köpeklerin saldırısına uğrayan çok sayıda din görevlisi ve cemaatten insanlar var.
Bu konuda sorun yaşayan yalnız cami görevlileri ve cemaatte değil.. Çok sayıda vatanımızda muzdarip.. Hatta bu satırları yazığım sırada misafirim olan bir hemşerimiz şahit olduğu bir köpek sürüsünün küçük bir çocuğa saldırısını ve onu nasıl ısırdıklarını anlattı.
Üstelik, bu cemaatin büyük bir bölümü yaşlı.. Gecenin sessizliğinde, herkesin uykuda olduğu sokaklarda in ve cinlerin top oynadığı bir anda, bir veya birden çok köpeğin saldırısına uğrayan bir kimsenin korkmaması mümkün müdür?
Daha önceki yazılarımda da belirttim.. Bu köpekler yıllar öncesinde olduğu gibi belediyenin eli silahlı personeli tarafından takip edilip, itlaf edilmesin.. Biz, bu köpeklere daha iyi bir yaşam konforu sağlansın, yapılacak barınaklarda toplansınlar, veteriner hekimlerin kontrolünde yaşamlarını daha rahat bir şekilde sürdürsünler diyoruz.
Peki daha önce defalarca dile getirdiğin bu sorunu, niye bir kez daha dile getirdin diye sorabilirsiniz.. Hemen söyleyeyim.. Geçen gün birkaç cami görevlisi yanıma gelerek yine yana yakıla başlarından geçenleri anlatarak, belki yetkililer harekete geçer umuduyla bir kez daha dile getirmemi istediler.. Onların bu haklı taleplerini bir kez daha dile getiriyor ve yetkililerin bir an önce çözüm bulmalarını gerektiğini ifade ediyorum.. Başlığı da görevimi yaptığımı, yani bu konuya dile getirdiğimi belirtmek için bu şekilde attım.. Benim görevim sorunu dile getirmek.. İncelemek, çözüm bulmak ve gereğini yerine getirmekte yetkililerin görevi.