Ayhan Mergen

MARİFET İLTİFATA TABİDİR

Ayhan Mergen

Ceza ve mükâfat bir tahterevallinin iki ucu gibidir. Bir ucun sürekli aşağıda, diğerinin de yukarıda olması söz konusu olamaz. Daha doğrusu olmamalıdır. Her iki uçta yerinde ve zamanında kullanılmalıdırlar.

Her ikisi de hayatın her safhasında ama özellikle kalabalık bir kadronun görev yaptığı kurumlarda daha da büyük önem taşır.

Örneğin ilimizdeki kamu kurum ve kuruluşlarında bu müessesenin yani ceza ve mükâfatın uygulama durumuna bakalım.

Öncelikle her iki konunun çeşitli nedenlerle tam anlamıyla uygulanmadığı daha doğrusu uygulanamadığı kanaatindeyim.

Kurum yöneticileri görevini ihmal eden hatta suç işleyen personeli için soruşturma açmaya kalktığında araya hatırlı, hatırsız onlarca kişi hemen devreye girer ve çoğu zaman engellemeyi de başarırlar.

Bu durum da yöneticilerin genelde üç maymunu oymalarına neden olur. Bununda doğal sonucu hizmet kalitesinin düşmesi ve hatta aksamasına yol açıyor.

Başarılı ve özverili personeli ödüllendirmede de yöneticilerin önüne başka handikaplar çıkıyor.

Dengeleri koruma ve çalışmayan personelin tepkisini çekmemek için de bu konuda gerekli duyarlılığı göstermiyorlar.

Ceza ve ödüllendirme mekanizmasını işleten az sayıdaki kurumda kol kırılır yen anlayışı içerisinde kapalı kapılar ardında yapılıyor.

Bunun da yanlış olduğu kanaatindeyim. Bir kurumda çalışmayan ya da yolsuzluk yapan bir kamu görevlisi hakkında yasal işlem yapıldığını duymak vatandaşı mutlu eder. Onu rahatlatır.

O nedenle bu gibi konularda şeffaflıktan yanayım. Belki insan hakları ve benzeri nedenlerle soruşturmaya maruz kalanların kimlikleri açıklanmayabilir.

Ödüllendirmede kurum yöneticilerinin her türlü kaygıyı bir kenara bırakarak vicdanlarının sesini dinleyip ona göre hareket etmeleri gerekiyor. Önemli bir konu kamuoyuyla paylaşmalı ve ödül belgesi yalnızca sicil dosyasında yer alması için verilmemiş olur.

Unutmayalım marifet iltifata tabidir.

Yazarın Diğer Yazıları