Öncelikle hemen şunu belirteyim, israf denince aklımıza ilk olarak para ve mal israfı geliyor ki; bu çok yanlış bir algı. En büyük israfı zaman konusunda yapıyoruz. Bugün bu konuyu ele almak ve ilimizdeki israf örneklerine değinmek istiyorum.
İlimizdeki etkinlikleri incelediğimizde büyük bir bölümü davetiyede belirtilen veya ilan edilen saatte başlamıyor. 15-20 dakikalık gecikme olağan bir gecikme olarak görülmeye başlandı ve bu gecikmeler bazen bir saati bulabiliyor. Düşünebiliyor musunuz? bütün davetliler hazır. Ancak, program çeşitli aksaklık veya bazı davetlilerin gelmemesi nedeniyle bir türlü başlamıyor ve görevliler gelen itirazları kırmadan, üzmeden savuşturmaya çalışıyor.
Üstelik, bu tür organizasyonlarda davetlilerin önemli bir bölümü benim hazır kıta olarak adlandırdığım gelmeleri zorunlu olarak tutulan resmi görevlilerdir. Bunlar belirtilen saatten en az bir saat öncesinden orada hazır tutuluyor. Tabii ki bu yapılırken hepsi işlerinden ayrı kalmış oluyorlar. Yani kamu hizmeti aksamış oluyor ve zaman kaybı ile iş kaybı birlikte gerçekleşiyor.
Geçenlerde bu durumun bariz bir örneğini gördüm, hem de iki ayrı programda. Aynı gün iki ayrı etkinlik ve ikisi de birer saat arayla başlayacaktı. Biri saat 09.00’da başlayacaktı. Diğeri de tam bir saat sonra. Bu zaman farkı iyidir dedim. En azından birincisinin başlama bölümünü takip eder, diğerine geçerim. Yerlerde birbirine yakındı. Ancak gelin görün ki evdeki hesap çarşıya uymuyor. İlk program tam 45 dakika sonra başlayabildi. Bütün protokol ve takip edecek hazır kıta davetliler hazır olmalarına rağmen. Sanırım buradaki gecikmenin nedeni salona gerekli flama ve afişlerin asılmamış olmasıydı. Çünkü programın başlamasını beklerken bunlar asılıyordu.
Bu programın başlangıç bölümünü takip ettikten sonra diğer programa geçtim. Gelen gideni aratır misali bu etkinlikte belirtilen saatten on dakika geçmiş olmasına rağmen salon bomboştu. Salon yavaş-yavaş doldu ve saat tam 10.55’te yani yaklaşık bir saat sonra program başlayabildi. Üstelik her iki programı icra edecekler arasında il dışından gelen kişiler de vardı.
Bu iki etkinliği düzenleyen kurumları ve etkinliklerin adlarını bilerek yazmıyorum. Çünkü yazsam bunlar günah keçisi olacak ve bu ayıbı bütün kurum ve kuruluşlarımız işliyor olmasına rağmen diğerleri Arapça deyimimizle sağır kulaklarını vererek bu uyarıları görmezden gelecekler. Oysa belirttiğim gibi bu kötü alışkanlık hepimiz de var olan bir alışkanlık.