Her işte liyakat, liyakat, liyakat,
Yaptığı işi doğru yapma, işgal ettiği makamın hakkını layıkıyla verebilme…
Zamanımızda nadir karşılaşılan bir durum… Herkes kendini her makama layık görüyor…
Adam bir makamı işgal etmiş, anasının ak sütü gibi babasından miras kaldığını zannediyor. Ne kendisini geliştiriyor ne çalışıyor ve ne de çalıştırıyor.
Üstelik kendisini dev aynasında görüyor. Geçen gün bu yapıdaki biriyle görüşmek istedim. Büyük kamu kurumlarımızdan birinde birim müdürü. Yapmaya başladıklarını duyurdukları bir çalışmayı televizyon için görüntülü haber yapmak istiyordum. Kendisiyle telefonla görüşme imkanı buldum ve İsteğimi anlattım. Yaptıkları hizmetten çok daha fazla kişinin yararlanabilmesi için somut olarak yansıtılması gereğini izah etmeye çalıştım ve bir türlü ne demek istediğimi anlamadı.
Üstelik bu şahıs yüksek öğrenimini yapmış bir insan.. Hem de öyle birkaç yılda dışarıdan ortaokul, lise ve ardandan açık öğretim fakültesini tamamlamış bir insan değil.. Öğrenimini örgün eğitimle yapmış bir bürokrat.
Ben görüntülü haberi yapmak istiyorum diyor, o bana yazılı açıklama göndereyim diyor. Telefondaki konuşmamızda saygıda kusur etse anlarım derim ki, başından savmak istiyor. Ama bana yağdırdığı iltifatların bini bir para. O nedenle başından savmak istiyor da diyemiyorum.
Neyse uzatmayalım.. Whatsapp üzerinden yazılı açıklamayı gönderdi.. Bir sürü imla yanlışıyla dolu bir açıklamada benim daha önce bildiklerimin dışında pek bir şey yok. Tek fark o hizmetin kimler tarafından yürütüleceğinin açıklanmasıydı.
Böyle durumlarla karşılaşıldığında insan doğal olarak liyakat ille de liyakat diye hayıflanmadan edemiyor.
Ama burada hepimize büyük görevler düşüyor. Öncelikle bizler layık olmadığımız makamları, görevleri istemeyelim.
Bu biraz zor ve herkes kendisini her göreve layık görüyor. Dolayısıyla herkesi devreye sokup bir yerlere gelmek istiyor. O zamanda referans olma durumundakilere görev düşüyor. Bir makama getirilmesini isteyen kişilere referans olmadan kendileri tabiri caizse bir mülakata tabi tutsunlar, biraz ince eleyip sıkı dokusunlar. Hatır veya oy uğruna hemen birilerini bir yerlere getirmek için girişimlerde bulunmasınlar.
Son görevde atamaya yetkili makamlarda görev yapanların ki, en büyük sorumlulukta bunların.. Layık olmayan kişilerin atamalarını ne pahasına olursa olsun yapmasınlar…