Bir önceki yazımda kültürel etkinlikler de kurumsallaşmanın önemini başka il ve ilçelerde on yıllardan beri gerçekleştirilmekte olan şölen, şenlik, festival ve benzeri etkinlikleri örnek vererek bunların uzun süreli olmalarının altında yatan temel nedenin kurumsallaşmış olması olduğuna değinmiştim.
Birde tamamen halkın benimsemesi ile gerçekleştirilen ve ağırlıklı olarak dini motifler taşıyan anma etkinlikleri bulunmaktadır. Bölgemizde ve ilimizde bunlara ilişkin olarak çok sayıda örneğe rastlıyoruz. Daha çok büyükçe olan köylerde gerçekleştirilen bu etkinliklerde kamunun hiç bir müdahale ve katkısı olmamaktadır. Her şey sanki aylar öncesinden planlanmış gibi kurulmuş bir saat misalı tıkır tıkır işler. Çoğu zaman imece usulü ile yapılmaktadır.
Kamu görevlileri ve özellikle mülki idare amirleri bu etkinliklerde genelde konuk olarak yer alırlar.
Bunlardan en önemlileri Şirvanın Taşlı köyünde üç gün süren ve Hz. Alinin oğlu olduğuna inanılan Muhammed Bin Hanife etkinlikleridir.
Mart ayının son üç günü gerçekleşen bu etkinliklerde her yaştan kadın erkek 20- 30 bin kişi bir araya geliyor.
Diğer önemli iki etkinlikte merkeze bağlı Meydandere ile Eruh ilçesine bağlı Bağgöze köylerinde yapılan anma etkinliklerdir. Her iki etkinlik önümüzdeki ay içerisinde gerçekleşiyor.
Bu arada Baykan ilçesine bağlı Veysel Karani beldesinde Mayıs ayının ikinci yarısında gerçekleşen ve bazı yıllar resmî hüviyet kazanan etkinlikleri unutmamak gerekiyor.
Hemen bütün ilçelerimize bağlı köylerde daha az katılımlı da olsa benzer bir çok etkinlik yapılmaktadır.
Özetle il ve ilçe merkezlerinde düzenlenmekte olan etkinliklerin kurumsallaşmaları ve aynı zamanda halk tarafından benimsenmesi gerekiyor. Köylere dini ağırlıklı olarak yapılanları zaten halk benimsediği için dışarıdan hiç bir düzenlemeye ihtiyaç duymazlar.