Ülke olarak genelde kötü bir huyumuz var; kötüye bulaşmayalım diye.. Kötü kişilere bulaşmaz, onların yanlışlıklarının düzelttirilmesi için hiç bir adım atmaz; “Allah’ından bulsun” der işin içinden çıkarız.
Bu kötü huy Siirt’te daha da yaygın görülüyor.. Kötü olaylar ve kötü kişiler karşısında genelde sağır sultanı oynar, gözlerimizi yumar ve kulaklarımızı tıkarız.. Bu durum atasözleri ve deyimlerimize de yansımış durumda.. Arapça Allah düşmanımın belasını versin ama elimle değil derken, Kürtçe’de de Allah düşmanımın belasını versin ama ayaklarının altından şeklinde bu kötü huyumuzu dillendiriyoruz.
Oysa bu vurdumduymazlık yerine toplum olarak hep birlikte eğriye eğri, doğruya doğru demek ve yanlışlıkların önüne set çekmek gerekiyor ama, biz bunu da yapmıyoruz.. Bunu bir başkasının yapmasını istiyoruz.. Arapçada kullandığımız; “kendisine ölüm meleği gelen kişi onu arkadaşına gönderir” bir anlamda bu düşüncenin yansımasıdır.
Bütün bunları bir yana bırakırsak, yapmamız gerektiği halde çoğu zaman yapmaktan çekindiğimiz bir konu daha var; iyiyi ve doğruyu teşvik etme ve bunları yapanları takdir etme.. Bunları da yapmıyoruz.
Evet, yanlış olduğu halde kötüye göz yumalım, ama bari iyilik yapanı, görevini layıkıyla yerine getireni takdir edelim.. İdrak etmekte olduğumuz Ramazan ayı nedeniyle camileri örnek verelim.. Bırakın normal günleri, kandil gecelerinde bile camilere gitmeyen, camilerin temizliğini gerektiği gibi yapmayan din görevlileri varken, camiyi asrı saadet dönemindeki konuma getirmeye çalışan, ibadetin yanı sıra bir eğitim ve bir meşveret merkezi haline getirme gayreti içerisinde olan Ensar Camii görevlilerini takdir edelim.. Caminin durumunu anlatmayacağım, merak edenler gidip baksınlar, incelesinler.
Büyük emeği geçen Ramazan Toprak hoca ile buraya yakın bir zamanda atanan Mehmet Turhan Hocayı tebrik ediyorum.
Yine bir çok camide din görevlisi müekked sünnetleri bile kılmadan sanki arkasından binlerce kişi kovalıyormuşçasına çıkıp giderken, her namazdan sonra cemaatin sorularını cevaplayan ve ikindi namazından sonra da sohbetler gerçekleştiren Çarşı Camii imam hatibi Nevzat Erdabakoğlu ve ekibini kutlamak gerekiyor.
Bunlar benim yakından gözlediğim.. Tabii ki görevlerini layıkıyla yerine getiren diğer bütün din görevlilerini de kutluyorum. Özetle, kötüyü engelleyip kınayamıyorsak bile iyileri takdir edelim, onları teşvik edelim.