Arapça da kullandığımız ilginç deyimlerden birisi de “ Heysılle zevç mıl fehem kıllom hey teımne lehhem” yani Türkçeye çevirecek olursak “ Kömürden kocam olsun, her gün yedirsin.”
Ancak sanırım bu deyimi günümüze uyarlayacak olursak şöyle söylemek gerekir “
“ Kömürden olsun da, yeterki bana yararı olsun.”
Hepimiz tamda bu moddayız. Kişi bize yakınsa, sözümüzden dışarı çıkmıyorsa ve bize yararı dokunuyorsa, kalitesi, performansı hiç önemli değil.
Yaptığı işi düzgün yapmamış, hatta berbat etmiş, hiç önemli değil.
Kişi, işini doğru ve düzgün yapmıyorsa bile onu mubah hatta haklı bile görürüz.
Savunmak zorunda kaldığımızda eften püften, yalan yanlış onlarca bahaneyi arka arkaya sıralamaya başlarız.
Hatta onu savunurken ortaya attığımız bahanelere kendimiz bile inanamayabiliyoruz.
Bu tutum hemen hemen hepimizde var. Kaideyi bozmayan istisnaları hariç tutarsak hiç birimizin diğerinden farkımız yok.
İç dünyamıza doğru bir yolculuk yaptığımızda bizimde benzer tutum sergilemiş olduğumuz çıplak gerçeği ile karşı karşıya kalırız.
Bu davranışımızdan vazgeçmediğimiz sürece ister il olarak, isterse ülke olarak sorunlarımızı çözemeyiz. Hatta büyüttüğümüz gibi bu sorunlara yenilerini de eklemiş oluruz.
Liyakate önem vermeli ve günümüzde çok zordur ama önceliği hiçbir zaman kişisel menfaatlerimiz toplumsal menfaatlerin önüne geçmemelidir.
Umarım, bir gün bu yanlış tutumumuzu terk ederiz de Siirt’in büyük bir hızla kalkınma yoluna girdiğini görürüz.