Bazı şeyleri söylemek üzücü ve düşündürücüdür ama dillendirilmediği sürece bir çözüm bulunamaz Evet, Siirt olarak maalesef kirlilik açısından çok iyi bir durumda değiliz.. Kirliliğin her türü bizde fazlasıyla mevcut.. Bildiğimiz klasik kirliliği gidermek için Valimiz Osman Hacıbektaşoğlu ve eşi eğitimci bayan Güney Hacıbektaşoğlu, il genelinde uygulanacak bir kampanya başlattılar.. Umarım çalışmaları halen devam eden bu kampanya bir yarar getirecek ve artık caddeleri ve sokakları temiz olan bir Siirt’e kavuşacağız.
Peki ya diğer kirli yönlerimize ne yapmalı? Yaz, kış sürekli bir hale gelen gürültü kirliliğine ne demeli.. İsteyen istediği araç veya cihazlarla istediği kadar gürültü çıkarabiliyor.
Kimi arabasına monte ettiği son sistem ses cihazlarından gecenin hangi saati olduğu fark etmeksizin istediği müziği çalabiliyor.
İsteyen ses sistemini işyerine monte ediyor ve işyerini açtığı andan kapattığı saate kadar işyerinin reklamını yapıyor.
İsteyen gerekli gereksiz korna çalabiliyor.. İstediği yerde, istediği kadar aracını park edebiliyor.. Trafiği aksatmış, hiç ama hiç önemli değil.
Birileri hasta, birileri uyuyor, umurlarında değil.. Sanırsınız ki, bir dağ başında yalnız yaşıyorlar ve bütün özgürlükler onların.
Kimi istediği reklam afişini veya kiralık, satılık ev ve oto pankartını istediği yere asabiliyor.. Onlar için her yer birer reklam panosu.
Ve şimdi başlayan kış aylarında isteyen istediği kalitede kömürü kullanabiliyor.. Siirt hava kirliliği açısından birinci derece kirli iller arasında yer almış umurunda mı? O ısınsında kentin üzerini kirli bir hava tabakası kaplamış çok da önemli değil.
Özetle, bizim kirli yanlarımız bir değil, iki değil.. Bu kirlerimizden ne zaman kurtulacağız?