Ülke olarak Kahramanmaraş'ta arka arkaya meydana gelen ve yüz yılın felaketi olarak adlandırılan yıkıcı iki depremin yol açtığı derin yaralar dört elle sarılmaya çalışılıyor.
Ülkemizde yaşamını sürdüren değişik etnik, değişik kültür ve değişik inançlara sahip 85 milyon insanın tamamına yakın bölümü bu yaraları sarmaya çalışırken, insanlıktan nasibini alamamış çok az bir kesim bunu fırsata çevirmeye çalışıyor.
Bunu deprem bölgesinde enkaz altında kalan eşyalarını kurtarmaya çalışan vatandaşların karşılaştığı manzara bize yeteri kadar gösteriyor. Eşya indirme ve nakliyede kullanılan araçlar için fahiş fiyatlar isteniyor. Diğer hizmet ve mal alımlarında benzer durumlar görülüyor.
Depremin bahane edilmesi ve fırsata çevrilmesi çabası yalnız bölgesiyle sınırlı değil.
Başka illeri bilemiyorum, ama ilimizdeki bir kaç ürünün fiyatını vermek isterim.
Depremden önce 28-29 TL'den satılan piliç eti 40 liraya dayandı. Yumurta fiyatları da zam gördü.
Kırmızı ette zamdan nasibini aldı. Kemiksiz koyun etinin kilogramı 200 TL'ye dayandı.
Lokantalarda bu zam furyasında geri kalmadılar. Daha aralık ayında 40 TL'ye satılan kebap döner ve diğer ızgara önce 50'ye ve kısa bir süre 60 TL'ye çıktı.
Son günlerde 70 TL'ye satılmaya başlandı. Daha birçok üründe de zamlar görülüyor.
Umarım bu fırsatçılar insafa gelir ve bu insafsız zamlar sona erer.