Ayhan Mergen

KEEK, İMRAVVOH, EŞETİ,  NOHUTLU EKMEK VE BAKSMAYAT

Ayhan Mergen

Yemeklerimizi yeteri kadar tanıtamadığımız konusunda sanırım bu işe kafa yoran herkes hemfikir.. Ama asıl sorun tanıtamadığımız bu yemekleri de bir/bir unutmamızdır.. Tanıtamadığınız bir ürünü, bir yemeği yıllar sonrada tanıtabilirsiniz.. Fakat tarihin tozlu sayfaları arasında unuttuğunuz bir yemeği, bir değeri tekrar canlandırmak çok zordur ve çoğu zamanda mümkün değildir.

Ekmeklerimizde de durum yemeklerimizdeki durum gibidir.. 40-50 yıl öncesine kadar hemen her evde pişirilen ekmek çeşitlerinin önemli bir bölümü unutuldu.. Bu ekmeklerin tamamı tandırlarda pişiriliyordu.

Günümüzde tandır sayısı oldukça azaldı.. Olanlar da bir anlamda profesyonel amaçla kullanıldıkları için daha çok rağbet gören keek, yani kuru ancak ıslatıldıktan sonra yenilebilen ekmeğin üretiminde kullanılıyorlar.

Dolayısıyla her tandır yakıldığında keek ekmekten önce yapılan, tazesinin tadına doyum olmayan mis gibi ımravvoh ekmeğinden ve bu ekmeğin üzerine halis tereyağı sürerek yeme lüksünden de mahrum kaldık.

Eşeti ekmeği de unutuldu.. Bu ekmek kıvam ve tat olarak imravvoh ile keek ekmeği arasındaydı.. İmravvoh ekmeği kadar yumuşak ve keek ekmeği kadar da sert değildi.. Dayanıklılık açısından durum aynıydı.. İmravvoh ekmeği birkaç günde sertleşip yenilemeyecek hale gelirken, keek ekmeği aylar boyunca bozulmuyordu.. Eşiti ekmeği ise bir iki hafta tazeliğini koruyabiliyordu.

Baksmayatlarda unutuldu.. Hacca gidenlerin, yolculuğa çıkanların beraberlerinde götürdükleri günümüzün simidine benzer ekmeğiydi.. Fiziki olarak simide benzeyen  ve yine tandırlarda pişirilen baksmayatların hamuruna birçok aile yağ ve hatta süt katarak daha lezzetli olmalarını sağlarlardı.. Acıkan insanların çoğu, bir parça baksmayatı bir bardak çayla içerek karınlarını doyururlardı..

Bir de nohutlu ekmeğimiz vardı, kokusu sokaklar ötesinden hissedilen.. Bu ekmek tandır yerine fırınlarda pişirilirdi.. Bir akşam önceden bir avuç nohut yeteri kadar suyun içerisine bırakılır ve ertesi gün nohutlar ayrılarak kalan suyla hamur yapılırdı. Pamuk kadar yumuşak bir ekmek çeşidiydi.. Yapımı biraz zahmetli olduğu için fırıncılarımız üretimini terk ettiler.. Artık günümüzde bu ekmeği bilenlerin sayısı çok az.. Hatta fırıncıların önemli bir bölümü bile bilmiyor.

İlk etapta aklımda kalan bu ekmek çeşitlerinden bir tek keek ekmeği kalmış.. Onu da yeteri kadar tanıtamamışız.. Kendin pişin kendin ye misali biz pişiriyor ve yine bizler yiyoruz.

Yazarın Diğer Yazıları