Ayhan Mergen

KAYBOLAN EL SANATLARIMIZ

Ayhan Mergen

Siirt, köklü geçmişine paralel olarak birçok el sanatının doğmasına veya başka topraklarda doğduğu halde buralarda gelişmesine ev sahipliği yapmıştır.

Örneğin, dünyanın en eski el sanatlarından biri olan bakırcılık Anadolu’da ilk defa Siirt topraklarında görülmüş, hem de milattan önceki dönemlerde.. Milattan önceki dönemlerden işletildiği bilinen Şirvan Bakır Madeninin de etkisiyle bakırcılık Siirt’te oldukça gelişmişti.. Hatta il merkezinde yalnız bakırcıların faaliyet gösterdiği bir bakırcılar çarşısı bile vardı.

Elli yıl öncesine kadar çok yaygın olan bakırcılıktan günümüzde neredeyse söz etmek bile mümkün değil.. Bir zamanlar onlarca ustanın çırakları ile birlikte bakır döverken çıkardıkları, konseri andıran sesin yerini derin bir sessizlik almış.

Kala kala iki usta kalmış ve onlarda, el emeği göz nuru işlemeli ibrikler, siniler, mangallar, hamam tasları ve diğer ürünlerin yerine yalnızca perde pilav kabı üretiyorlar.

Yani bakırcılık Siirt’te öldü, ölüyor.. Ölen keşke yalnızca bakırcılık sanatı olsa.. Yemenicilik öldü, ham bez üretimi çoktan unutuldu, keçecilik ve semerciliğin de akıbeti aynı oldu.. Renkli ve desenli yün ipliğinden yine el tezgahlarında dokunan cecim dokuması da kalmadı.. Hatta hatırlayanların sayısı bile bir elin parmak sayısını geçmiyor artık.

Daha birçok el sanatımız tarihin tozlu sayfalarındaki yerini aldı.. Elimizde kala kala iki tane el sanatımız kaldı.. Biri son dönemlerini yaşayan ve artık resmen can çekişen battaniyecilik, diğeri ise küllerinden yeniden doğma çabası içerisinde olan şal, şepik kumaşı dokumacılığıdır.. Eruh Halk Eğitim Merkezinde bu alanda harcanan çabalar her türlü takdirin üstündedir.

Umarım bu iki el sanatını yaşatır ve gelecek nesillere aktarmayı başarırız.

Yazarın Diğer Yazıları