Ayhan Mergen

KAR HELVASINA YA DA KARLI BİR AYRANA NE DERSİNİZ?

Ayhan Mergen

Kar helvasına ya da karlı bir ayrana ne dersiniz? Biliyorum bu soruyu okuyan herkes, kış mevsimine girdiğimiz, tir-tir titrediğimiz bu günlerde  kim karlı ayranı içecek veya kar helvasını kaşıklayacak diyecek.Aslında haklıdırlar. Ama geçen gün Tillo İlçemizi ziyaret ettiğimde,  neredeyse bulutlara değiyormuş gibi Sinep Köyünü görünce aklıma bu köydeki kar kuyuları geldi.

Daha önce yaz mevsiminde bir iki defa bu kar kuyularına değinmiş ve bunların hem bir kültür ve hem de bir turizm öğesi olduğunu da belirtmiştim. O zamanlar yazdır, herkesin aklına yazın keyfini çıkarmak geliyor, karı düşünecek halleri yok diye düşünmüştüm. Şimdi kar zamanı karın eli kulağında her yağabilir. Bari bir kez de bu mevsimde yazayım da belki bir el atan olur. Bu girişten sonra isterseniz kar kuyularını bir hatırlayalım.

Elektriğin olmadığı ve buzdolaplarının icat edilmediği dönemlerde kar kuyularının işlevi çok büyüktü. Yüksek rakımlı yerlerde yaşayan vatandaşlar kış mevsiminde yağan karı toplar, ya derin mağaralarda  ya bu iş için kazılmış kuyularda saklarlardı. Siirt il merkezine en yakın kar kuyuları Tillo ilçemize bağlı Sinep Köyünde bulunuyordu.

Burada köylüler tarafından kazılmış çapı 3-4 metre olan 5-6 metre derinliğinde ve zemin ile duvarları kesme taşla kaplanmış kuyulara, temiz bir şekilde topladıkları karı yığarlardı. Her bir kar yağışının ardından loğ olarak adlandırılan silindir şeklindeki taşlar sıkıştırılır ve buz halini alması sağlanırdı. Kuyunun tamamı dolduğunda ise önce üzerine meşe yaprakları konulur, ardında kalın bir toprak tabakası serilirdi. En geç mart ayı içerisinde bütün kar kuyuları doldurulurdu.

Bu kuyularda depolanan karlar Temmuz ve Ağustos aylarında sıcakların en yoğun olduğu dönemlerde, torbalara doldurulur ve katır veya eşek sırtında il merkezi ile Tillo ilçe merkezine götürülerek satılırdı. Elektriğin gelmesi ve ilk buz fabrikasının kurulması ile birlikte bu kar kuyuları da işlevini kaybetti. 5-6 civarındaki bu kar kuyuları adeta kaderine terk edildi.

En son geçen yıl bu kar kuyularının bulunduğu alana gidip incelemiştim. O güne kadar iki tanesi sağlam, bir tanesi yarı yarıya toprakla dolmuş diğerleri ise tamamen kaybolmuş durumdaydı. Daha öncede yazdım geniş bir alana hakim bir tepe üzerinde kurulan bu kar kuyularını turizme kazandırabiliriz. Bu kar kuyularının, onarılıp ve temizlenip tekrar içlerine kar doldurulacak hale getirilirlerse, yaz aylarında Kaletül Üstad tepesini görmeye gelenlerin büyük bir çoğunluğu gidip burada soluklanmayı ve bir  soğuk ayran içmeyi tercih edeceklerdir.

Yazarın Diğer Yazıları