Bir il düşünün, yoğun olarak yaşanan köyden kente göç, kırsal kesimleri boşalmış ve artık büyük ölçüde tarım kenti olma özelliğini kaybetmiş.
Bir il düşünün, sanayi kentlerine uzak, ucuz nakliyat hizmeti sağlayan deniz ve demiryollarından mahrum, bundan dolayı da sanayinin neredeyse “s” sinden söz etmek mümkün olmasın,
Bir il düşünün, dar kapsamlı ekonomisine rağmen, çok sayıda insanı belirli bir sermaye edinir edinmez büyük illere göç etsin ve yatırımını orada yapsın,
Bir il düşünün, sahip olduğu nüfusun yarısından fazlasının yaşı 20 yaşın altında olsun,
İşte bu il Siirt’tir…
İşte bu nedenlerden dolayı doğal olarak Siirt’te işsizlik oranı ülke ortalamasının üç katından fazla oldu ve yüzde 35’lerin üzerine vardı,
İşte bu yüzdendir ki, Türkiye’nin en fazla kahvehanesine sahip ve bu kahvehaneler sabahın köründen akşamın karanlığına kadar işsiz gençlerle dolup taşıyor,
İşte bu yüzden binlerce aile geçimlerini sağlayabilmek için her türlü zorluğu yaşıyor,
İşte hatta bu yüzden gönüller kabul etmek istemiyor, diller söylemek istemiyor, ama boşanmalar ve intiharlar artıyor,
Bu kara tabloyu beyaza çevirmek ve bu kalın bulutları dağıtmak gerekiyor.
Bu konunun çözüm yolu belli; Yatırım, yatırım, yine de yatırım.. Özellikle de istihdam ağırlıklı alanlarda yatırım yapmak gerekiyor.
Bunun için de devlet kurumları altyapıyı hazırlayacak ve özel sektörde gelip yatırımını yapacak, biz vatandaşlar da en azından dualarımızla destek olacağız.
Bu çıkmazdan kurtulmanın başka yolu yok.. Ya bunları yapacağız ya da aynı sorunları yaşamaya devam edeceğiz.