Bilindiği üzere tüm ülkede hatta tüm dünyada olduğu gibi, ilimizde de spor denilince akla gelen ilk şey futboldur. Mazisi ilimizde epey eski olan futbolda bir zamanlar şahlanmıştık. Fadıl Akgündüz döneminde birinci ligde oynamanın yanı sıra diğer futbol takımlarına da hatırı sayılır sayıda futbolcu da göndermiştik. Ancak daha sonraki yıllarda futbolda bir duraklama ve hatta gerileme devri yaşadık.
Siirt İl Özel İdare Spor'un kurulması ile birlikte tekrar bir canlanma başladı. Kulüp Başkanı Hıfzullah Canpolat’ın yoğun çabaları ve geçmişinde futbol serüveni olan Vali Ali Fuat Atik’in destekleri bu umutları daha da arttırdı ve çalışmalar çok umut vericiydi. Güçlü bir takım oluşturuldu, deneyimli ve memleket aşkı ile dolu bir teknik heyet işbaşına getirildi. Takımın daha rahat çalışabilmesi için hiçbir fedakarlıktan kaçınılmadı. Konaklama yeri ve kamplar dahil her şey düşünüldü ve birçok üçüncü lig takımının elde edemediği imkanlar takıma tanındı.
Kısacası un vardı, şeker vardı, yağ vardı ve helvanın olmasını beklemeye başladık. Bölgesel Amatör Lig Birinci Grupta mücadele eden takımımız şampiyonluk hedefiyle yola çıktı. Takımımız bu grupta iyi bir mücadele vermeye de başladı. Ligin ilk yarısını üçüncü sırada bitiren takımımız devre arasında da hazırlıklarını sürdürdü. Antalya'da uzun bir kamp yapıldı ve bazı futbolcularla takımın yolları ayrılırken ihtiyaç duyulan bölgeler için üç yeni futbolcu transfer edildi.
Ancak, dün ligin ikinci yarısının ilk maçında Silopi'de, Silopi Belediye Sporla karşılaştık. Kazanmamız gereken bu maçı 2-1'lik bir sonuçla kaybettik ve üç puandan yoksun kaldık. Grup birincisi Ağrı1970 takımı ile aramızdaki puan farkını arttırarak şampiyonluk hedefinden epey uzaklaştık. Yani işimizi zora soktuk. Bu maçı kaybetmemizdeki en büyük etkenlerden biri de görüntülerden edindiğim izlenime göre, saha zemininin çok kötü olmasıydı.
Fakat umutlarımızı kırmamak gerekiyor. Çünkü Siirt'in futbol geçmişinde inkeler “eğer”ler çok önemli roller üstlendi. Bazı sezonlarda o kadar çok ihtimal hesapları yaptık ki, insanın aklı şaşar. Sanki hepimiz birer istatistik uzmanı veya matematikçi olmuştuk. "Eğer şu takım bu takımı yenerse, bu takımda bu takımla berabere kalırsa” diye başlayan ve devam edip giden cümlelerin her sohbette kullanıldığı sezonlarımız çok oldu. Yani ihtimal hesapları geçmişte bizden yanaydı. Şimdi de neden olmasın ?
Bu nedenle evet Silopi Belediye Spor maçı ile işimizi epeyce zora soktuk. Şampiyonluk potasından sıralama olarak olmasa da puan olarak epey uzaklaştık. Ancak son maça kadar daha doğrusu matematiksel olarak umutlarımız kayboluncaya kadar takımı desteklemeye devam edelim. Unutmayalım "inkeler" bizden yanaydı.