Genlerimize işlemiş, deyimlerimize konu olmuş bir huyumuz var; işi zamanında yapmayız, bildiğiniz gelecek için hazırlık yapmayız ve yumurtanın kapıya dayanmasını bekleriz. Ondan sonra bir telaş, bir telaş, alelacele bir şeyler yapmak isteriz ve bu telaş yüzünden çoğu zamanda doğru düzgün bir şey yapmaz, her şeyi birbirine karıştırırız.
Ilısu Barajının konusu da böyle bir şey. Daha önce birkaç kez daha dile getirdiğim üzere, gerekli hazırlıkların yapılması konusunda uyarılarda bulundum ancak, maalesef henüz hiçbir adım atılmış değil ve bu nedenle benim elimden gelen uyarı görevini yerine getirebilmek amacıyla bir kez daha dile getiriyorum.
Yarım asrı aşkın bir süreden beri bu barajın yapılacağı biliniyordu ve nihayetinde de temeli atıldı. İnşaatı ilerledi ve artık su tutma aşamasına geldi. Bildiğim kadarıyla ilk ünitede de su toplanma işlemine başlandı. Bütün bunları hepimiz biliyoruz. Yine, bildiğimiz bir başka noktada bu baraj ve onu takip edecek irili ufaklı 20'nin üstündeki baraj ve hidroelektrik santrali sayesinde ilimiz dört tarafı sularla kaplı bir il haline gelecek. Yine bildiğimiz bir başka hususta ilimizin etrafında Van Gölü'nün yarısının yüz ölçümünde sular yer almış olacak.
Dolayısıyla, iklimimizden tarımımıza, ekonomimizden ulaşıma ve hatta kültürümüze kadar ilimizde çok büyük değişiklikler olacak ve karşımıza yepyeni bir Siirt çıkacak. Büyük bir değişim geçireceğiz. Peki, bizler bu büyük değişime hazır mıyız? Bu değişimin sağlıklı olması ve yeni duruma sancısız bir şekilde uyum sağlanması için bir çalışma yapılmış mı? Bir hazırlığımız yok ve bir master planı bile hazırlamadık.
Çiftçimizi sulu tarım konusunda eğitmedik. Korkarım ki Harran Ovasında yaşananlar ilimizde de yaşanacak. Suya kavuşmanın heyecanıyla yapılacak olan bilinçsiz sulama ile toprağın verimli tabakası sularla birlikte yok olup gidecek. Çiftçimiz deneme sınama yoluyla ama, uzun emek ve zaman kaybından sonra en doğru ürünleri tespit ederek ekimini yapmaya başlayacak.
Yine ilimiz bir balıkçılık merkezi haline gelebilir ama, bu konuda da bir hazırlığımız yok. Hatta kurs düzenleme, tesis kurma gibi fiili hazırlık yapmak bir yana fikri olarak dahi hazır bir durumda değiliz. Su yoluyla ulaşım ve su sporları konularında da daha kılımızı kıpırdatmamış durumdayız.
Daha birçok konu sıralanabilir ancak, zaman aleyhimize geçiyor ve bu konuda yapılacak çok şeyler var. Bunlar uzmanlar tarafından tek-tek belirlenmeli ve hemen gerçekleştirilmesi için uygulamaya geçilmelidir. Harekete geçilinceye kadar da zaman-zaman bu konuyu ele almaya devam edeceğiz.