Aklın yolu birdir; Siirt’in kalkınması için kullanabileceğimiz seçenekler belli ve sınırlıdır.. Üç alanda çalışma yaparak kalkınmamızı sağlayabiliriz.
a.Tarım ve Hayvancılık
b.Turizm
c.Madencilik
Siirt’in arazi yapısı genellikle dağlık olduğu için tarıma elverişli arazisi ülke ortalamasına göre daha düşük olmasına rağmen, topraklarımızda yetişen kaliteli ve pahada değerli ürünlerle bu açığı kapatıyoruz.. Bir fıstık, bir bal ve hatta nar’ın getirisi diğer birçok ürüne göre daha fazladır.
Yaylalarımız hayvancılık yapmaya uygun.. Bölgeye hakim olmaya başlayan huzur ortamı ile birlikte artık çiftçilerimiz, daha doğrusu göçerlerimiz küçükbaş hayvanlarını serbestçe yaylalara götürmeye başladılar.. Nitekim 10-15 yıl önce 500 binlere kadar düşen küçükbaş hayvan sayımız bir milyonu aştı ve bu artış trendinin devam edeceğine inanılıyor.
Turizm konusunda gerçekten bakir potansiyele sahip olan bir iliz.. Günümüzde oldukça çeşitlilik kazanan turizm hak ettiğimiz payı henüz alabilmiş değiliz.. Çünkü bu alanda inanç turizmi başta olmak üzere kültür turizmi, gastromoni, av turizmi ve doğa turizmi dahil birçok turizm dalında yüksek bir potansiyele sahibiz.
Ancak bugüne kadar gerek yaşan olaylardan ve gerekse bu alanda yeteri kadar çalışma yapamadığımızdan yıllık turist sayımız 100 bin bile bulmuyor.. Oysa bu kadar çok turizm çeşidine sahip olmayan Mardin’e her yıl milyonlarca turist gidiyor.. Bu ilimiz her geçen yıl turizm pastasından daha fazla pay almaya başladı.
Bunlara bir de madenciliği eklemek gerekiyor.. Milattan önceki devirlerden beri işletildiğini bildiğimiz Şirvan bakır madenleri ile Baykan’da krom yataklarına son yıllarda Eruh’ta bulunan petrol yatakları da eklenince bu alandaki potansiyelimiz dikkat çekmeye başladı.. Lineer Çinko İzabe Tesisi de bu alanda dikkat çekici bir yatırım oldu.. İlimizin bu alandaki potansiyelinin değerlendirilmesinde önemli katkıları olacaktır. Madencilik sektörü de ilimiz açısından umut vaat eden bir sektör.