Son yıllarda dünyamızda iklimin değiştiği konusunda neredeyse tam anlamıyla bir mutabakat oluşmuş bulunuyor. Dünyanın her yöresinde bu durumdan dolayı serzenişler var. İklimin değişmesi ile birlikte birçok yerde tarımsal üretim de alt-üst oluyor.
Siirt’te de iklim değişti ve bu durumu öyle bilimsel verilere göre ispat etmeye gerek yok. Çok basit örneklerle bunu anlatmak mümkün. 5-10 yıl öncesine kadar Nisan'ın 15'ini geride bıraktık mı, ceketleri de çıkartırdık. Belirli bir yaşın üstündekiler hariç o günlerde hiç kimse ceket giymezdi.Bu yıl neredeyse Mayıs ayının yarısını geride bırakmak üzereyken halen ceket giyiyoruz. Hatta bırakın ceket giymeyi kalorifer veya elektrikli sobaları yakma ihtiyacını hissediyoruz.
Yine o yıllarda Mayıs ayının ikinci yarısından itibaren damlara çıkma hazırlıkları yapılmaya başlanırdı. Ayın 20'sinden sonra da damlarda yatma sefaları başlardı. Günümüzde dama çıkma imkanı büyük çoğunluğumuz için kalmadı. Kalanlarında bu soğuk ya da en iyimser tanımlamayla serin havada damda yatacak bir durumları yok, insan bir iki günde hastalanır.
Geçmiş yıllarda kış mevsiminde ortalama 9 gün karlı geçerdi. Son yıllarda kar yağışları minimum düzeye inmiş durumda. Artık çok yıllar kar yağışı göz açıp kapanıncaya kadar gerçekleşiyor. Topraklarımız bitkilerin yetişmesi için ihtiyaç duydukları nemi, yağmur yağışlarından karşılamak zorunda kalıyor. Bu yılı bir istisna olarak bir kenara bırakırsak, yeteri kadar yağmur yağışını da göremiyoruz. Çoğunlukla Mayıs ayının ilk haftasından itibaren Eylül ayının sonlarına kadar geçen süreçte tek bir damla yağmur yağmıyordu ve bunun etkilerini toprakta görüyorduk. Temmuz ve Ağustos'ta kuruyan topraklar adeta yarılıyorlardı. Her yıl birçok ağacın susuzluktan kuruduklarını görmemiz mümkün oluyordu.
Bu yıl bir istisna, ancak gerçekten bu yıl iyi yağış aldık. Geçenlerde düzenlenen fıstık çalıştayında bir bilim insanımız bu yıl iki yıla denk gelecek kadar yağmur yağışına maruz kaldığımızı ifade etti. Yine görüştüğümüz birçok çiftçi de bugüne kadar meydana gelen yağışların yeterli olduğunu, bu yağışların bu şekilde devam etmesi halinde artık buğday, mercimek ve arpa gibi tahılların zarar görmeye başlayacağını belirtti.