Ayhan Mergen

İHTİKÂRLIK VE KORKU

Ayhan Mergen

Felaketler toplumların güçlü ve zayıf yönlerinin ortaya çıkarılmasına büyük bir rol oynarlar. Örneğin bir deprem veya bir başka afette devletin yanı sıra bütün vatandaşlar kolları sıvar ve o bu felaketin yol açtığı yaraları sarma konusunda elimizden gelen gayreti harcamaya başlarız. Bu bizim iyiliksever yanımızı göstermektedir.

Coronavirüs salgını ise bizim iki zayıf yönümüzün daha belirgin bir şekilde ortaya çıkmasına vesile oldu; Korku ve ihtikâr.. Aslında ikisi de bu olayda birbirleri ile güçlü bir şekilde bağlıdırlar. Toplum olarak bu olaydan çok korktuk ve bu korku nedeniyle gerekli sağlık, yani koruma önlemlerini alacağımıza daha çok gıda maddeleri ve birazda hijyen maddelerini stoklamaya yöneldik. Makarna, bulgur ve paketlenmiş gıdalar gibi gıdalar yok satıyor ve hatta bunlara patates ve kuru soğanı da ekleyebilirsiniz.

Bir iki haftadan beri marketlerde bu maddelerin konulduğu raflar sürekli dolduruluyor ve bir iki saat içerisinde dolu raflar boşalıyor. Dünya genelinde olduğu gibi ilimizde de birkaç aylık değil, neredeyse bir yıllık ihtiyaçlarını stoklayanlar var. Bunlara ilişkin görüntüleri hem bizler bizzat görüyoruz hem de dünyanın dört bir köşesinden manzaraları televizyonlarda izliyoruz.

Doğal olarak bizim diğer insanları düşünmeden sergilediğimiz bu tutum bazı insanların iştahlarını kabarttı. “Siz birbirinizi düşünmüyorsanız, ben neden sizi düşüneyim” mantığıyla üreticiden perakendeciye kadar birçok gıda ve üründe zincirleme zamlar arka arkaya gelmeye başladı.

Birkaç ay önce 2.50-2.70 TL. arasında fiyatlarla satılan bulgur 4 TL’nin üzerine çıktı. Daha önce bir yazımda belirttiğim üzere çamaşır suyu ayçiçeği yağını geçti ve zeytinyağı ile yarışıyor. Son gördüğüm fiyat 3.70 litrelik kutuların fiyatı 25 TL. civarına ulaşmıştı. Daha önce bir litresi 6 lira civarında olan dezenfektanların fiyatı 12 TL’yi aştı. Makarnada 2.70’lerden  3.20’lere kadar fırladı.

Bir de maskelerin durumu var. Tam anlamıyla bir karaborsa oluşmuş durumda. Maske bulabilen, kendisini şanslı addediyor ve fiyatına bakmadan satın alma yoluna gidiyor. Çünkü eczane ve medikal ürünler satan işyerlerinde bulmak neredeyse imkânsız. Karaborsacılar ellerinde maske kutuları ile işyerlerini ziyaret ederek daha önce 1.5-2 TL’den satılan maskeleri tutturabildikleri fiyatlarla satıyorlardı. Buna çözüm OSB’de faaliyet gösteren bir hemşerimizden geldi ve tesisinde günlük 100 bin maske üreterek, bu döngüyü kırdı.

Bunlar benim gözüme ilişen birkaç üründeki fiyatlar. Kolonya ve kâğıt ürünlerine hiç değinmeyelim. Onlarda daha da hızlı bir artış var ve üstelik bunların çoğunu da her yerde bulamıyorsunuz. Bu durum ne insanlığa sığar ne de İslam’a uygun sayılabilir.

Ama maalesef durum bu ve bu durumun oluşmasında yalnız ihtikârcıların, gözünü para hırsı bürümüşlerin değil, hepimizin suçu bulunmaktadır.

Yazarın Diğer Yazıları