Zaman hızlı bir şekilde değişiyor. Bilimsel gelişme ve icatlar doğrultusunda insanoğlunun da istek ve ihtiyaçları da farklılaşıyor. Vatandaşlara hizmet vermekle mükellef olan kurumlarında bu değişime ayak uydurmaları zorunluluğu var. Bu zorunluluk hem özel sektör firmaları ve hem de kamu kurumları için geçerlidir.
Dilerseniz bunu belediyecilik hizmetleri açısından ele alalım. Şöyle bir 20-30 yıl önce belediye denilince akla hemen elektrik, su, kanalizasyon, yol, kent içi ulaşım, temizlik ve birazda piyasa denetimi akla geliyordu.Belediyelerden başka bir şey beklenmiyordu. Daha doğrusu başka konulara da el atacakları hayal bile edilemiyordu.
Oysa günümüzde belediyecilik hizmetlerine daha doğrusu belediyelerden beklentilere baktığımızda yukarıda belirttiğim hizmetle devede kulak misali kalıyor. Çünkü günümüzde sosyal belediyecilik olarak tanımlanan belediyecilik kapsamında belediyelerin çok daha değişik hizmetler yapmaları bekleniyor. Park bahçe yapımından gençlere yönelik konserlere, gezilere, kadınlara hizmet veren birimlerden emeklilerin günlerini değişik aktivitelerle geçirebilecekleri birimlere, kültürel kurslardan mesleki beceri kurslarına kadar birbirinden çok değişik hizmetler verdiklerine tanık oluyoruz.
Daha önceleri belediyelerin ilgi alanına pek girmeyen bağ ve bahçelerde artık hizmet kapsamına alındı. Birçok belediye özellikle bağ ve bahçelerin yollarının yapımına büyük önem vermeye başladılar. Hatta geçenlerde Siirt Tarım ve Orman İl Müdürlüğünün fıstıkçılık alanında düzenlediği bir çalıştayda dile getirildi.
Gaziantep Büyükşehir Belediyesi fıstık ağaçlarının dallarının içine yuva kuran karagöz kurdunun yok edilebilmesi için yetiştiriciler için dal öğütme cihazları temin etmiş. İçine kurdun yerleştiği dalı kesen üretici, bu dalları cihazın içinde öğütüp toz haline getirdikten sonra o tozları gübre ile karıştırıp tekrar bahçesinde değerlendirebiliyor. Güzel bir hizmet umarım bu ve benzeri hizmetler yetiştiricilerimiz içinde sağlanır.
Geçmiş yıllarda bir bankamızın “Hizmette sınır yoktur” şeklinde bir reklam sloganı vardı. Gerçekten de yokmuş.