Hizmet sektöründe yaygın deyimiyle daha çok fırın, yaygın deyimle de daha çok tandır ekmek yememiz gerekiyor.
Turizmde gelişmenin temelini oluşturan gelen ziyaretçinin rahatça oturacağı, göz ve gönül zevkine hitap edecek restorant, cafe ve benzeri mekanlar, gecesini rahat bir uykuyla geçirebileceği oteller çok büyük önem taşıyor.
Bir başka deyimle çok zengin bir tarihi, kültürel ve güzelliklere sahip olmanız turizm sektöründe tek başına yeterli değil.
Güvenlik dahil yukarıda belirttiğim ve kısaca hizmet sektörü olarak adlandırılan alanda iyi değilseniz, ziyaretçi gelse de para bırakmaz.Yani size maddi açıdan kayda değer bir yararı olmaz.
O nedenle hizmet sektörü çok önemli ve turizm potansiyelimizi değerlendirmek istiyorsak bu alanda ki eksikliklerimizi gidermek zorundayız.
Bu konuda ki durumumuzu ele almadan önce şunu söyleyelim; bu alanda ki durumumuz eskiye oranla yeterli olmasa da daha iyi durumdayız.
Gel gelelim durumumuza. Bir anektodla anlatayım. Geçen çok üst düzey bir kamu görevlisi ile sohbet ediyoruz. O anlattı, ilimize gelen bir yakınını ünlü bir büryancıya götürüyor.
İçeri girdikleri andan kendilerine rezerve edilen masaya geçinceye kadar yoğun et kokusu ve sineklerden dolayı misafiri büryan yemekten vazgeçiyor.
Bu tür manzaralara bizlerde maalesef çok fazla karşılaşıyoruz. Eğri oturup doğru konuşalım. Temizliğe gerekli önemi veren lokantalarımız mutlaka vardır. Ama kaç tane?
Kaç lokanta da masa örtüsü ver? Olanı hatırlamıyorum ama varsa da acaba hangi sıklıkla değiştiriliyor?
Yine lokantalarımızda çalışan yüzlerce garson kaçı bu işin eğitimini görmüş? Kaçı gelen konukla nasıl konuşacağını ve servisi ne şekilde yapacağını biliyor?
Bu soruları daha da çoğaltmak mümkün. Ancak bu sorulara vereceğimiz gerçekçi cevaplar bu alanda ki yerimizi belirlemeye yetiyor.
Özetle turizm pastasından hak ettiğimiz payı almak istiyorsak hizmet sektöründe iyi bir konuma gelmemiz gerekiyor. Hatta bunu öncelikle kendimiz için de yapmalıyız.