İlimizde bazı yöneticilerin takındığı tutum gerçekten garip ve anlaşılması zor. Kendi kurumlarının iş ve işleyişlerindeki olumsuz ve aksayan işlerde hiç bir sorumluluk üstlenmezler.
“Beyefendi, kurumunuzun şu hizmetinde şu sorunlar ve bu aksamalar var. Şu personeliniz şöyle davranışlar sergiliyor. Bir önlem alacak mısınız?” diye sorarsınız hiç itiraz etmez.
Haklısınız der başlar anlatmaya; “Doğru söylüyorsunuz. Ancak benim o konuyla ilgim yok. O işe şu birim bakıyor. O birimi görevlendirdim. Onlara söylemeniz gerekiyor” der ve kendince işin içinden sıyrıldığını zanneder.
Mübarekler karşısındaki kişileri aptal yerine koyduklarını düşünürler. Oysa herkes o birimin o muhterem zata bağlı olduğunu biliyor. Bu tutum özellikle bir üst çatı altında çok sayıda müdürlük ve birimin bağlı olduğu kurumların yöneticilerin de görülüyor.
Üstlendikleri görevin ağırlığı altında ezilen bu sevgili yöneticiler, böyle kaçamak bir yolu tercih ediyorlar. Daha doğrusu etmek zorunda kalıyorlar. Çünkü zaten ne yapabileceklerini bilmiyorlar.
Yazının buraya kadar olan bölümünü okuyanların “Canım bunlar kim? Hangi yöneticiler bu yola sapıyor?” diye sorduklarını hissediyorum. Bunları benim söylememe hiç gerek yok ki.
Şöyle bir hafızanızı zorlarsanız geçmişte bu tip yöneticilerle ne kadar sık karşılaştığınızı görürsünüz. Aynı şekilde bundan sonra da biraz daha titiz gözlemci olursanız yine çok sayıda böylesi yöneticilere rast gelirsiniz.
Ben şahsen bugüne kadar böylesi kendisini sütten çıkmış ak kaşık gibi göstermeye çalışan sorumluk üstlenmeyen çok sayıda yöneticilere rast geldim.
Bundan sonra rast geleceğim de kesin.