Her şeyi karşımızdakinden bekleme gibi bir kötü alışkanlığımız var.. Biz istediğimizi yapalım, bozalım kirletelim ve arkamızdan birileri gelip yaptığımız tahribatı veya attığımız çöpleri toplasın.. Bunu yapmadığı takdirde o kötü durumun oluşmasında sanki bizim hiçbir katkımız yokmuş gibi dünyayı ayağa kaldıralım ve feryat edelim.
Bu konuda verilecek örnekler çok, ancak yalnızca temizliği bile ele alacak olursak yeterlidir. Sokaklarımızı istediğimiz kadar kirletelim, elimizdeki çöpü on adım ilerimizdeki çöp kutusuna atma yerine bulunduğumuz yerde yerlere atıp caddeyi sokağı kirletelim.. Teşbihte hata olmasın, sanki kiramen katibin melekleri gibi sürekli bizimle beraber olan belediye görevlileri varmış gibi o anda çöpümüzün temizlenmesini istiyoruz ve bu yapılmadığı takdirde kıyameti koparıyoruz.
Aynı durum son yıllarda sayıları artan park ve mesire alanlarında söz konusu.. İster Tillo’daki Kalet’ül Üstad’a giden isterse diğerlerine gidenler genelde temiz olmadıklarını, hatta bazen sizin geri dönmenizi gerektirecek bir kirlilikte olduğunu görürsünüz.. Gerçekten de içler acısı bir manzara ile karşılaşmanız büyük bir ihtimal dahilinde. Geçen hafta sonu buna bizzat Tillo’da Kalet’ül Üstad’da şahit oldum.
Peki, bu durumun suçlusu kim? Başkalarını suçlamadan önce bunu kendimize sormamız gerekiyor. Elbette belediyeler, belediyelerin temizlikle ilgili personelleri görevlerini titiz bir şekilde yerine getirmelidirler. Buna hiç kimsenin itirazı olmaz. Ancak dünyanın hiçbir yerinde ben istediğim kadar kirleteyim birileri arkamdan temizlesin anlayışı hakim değildir.. Zaten pratikte de olması mümkün değildir.
Bu nedenle başta il ve ilçe merkezleri olmak üzere mesire alanlarında hatta kırlarda bile temizliğe gereken önemi verelim.. Çöpümüzü rast gele yerlere atarak kirliliğe yol açmayalım, hatta çeşitli hastalıklara ve yangınlara davetiye çıkarmayalım.
Önce biz sorumluluğumuzu yerine getirelim, ardından belediyelerin görevlerini ifa etmelerini sorgulayalım.. O zaman daha güzel ve daha yaşanır yerleşim birimleri ile dengesi bozulmamış doğaya kavuşmuş olacağız.