Her alanda olumsuzlukları yaşamak bu memleketin kaderi mi?
En yüksek işsizlik bu memlekette…
25 yılda bitirilemeyen 50 kilometrelik Eruh yolu bu memlekette…
Yapılan onlarca değişikliğe rağmen, bir türlü verim alınamayan havalimanı bu memlekette…
Eğitimde sorunlar bu memlekette…
Daha düzinelerce olumsuzlukları sıralamak mümkünken, Şeyh Abdülvahap’ın da bedduasını unutmamak mümkün değil.
Şimdiler de bu olumsuzlukları Covid-19 konusunda yaşıyoruz.. Haftalardan beri ülkemizin en fazla pozitif vaka görülen ili olmakta ısrar ediyoruz.. Çünkü artık cadde ve sokaklarda maske, adeta unutuldu.
Lütfen dikkatli bir gözlem yapın, maske takanların oranı cadde ve sokaklarda %25’lerin çok altına düşmüş durumda.
Sosyal mesafe ise hak getire.. Tokalaşanlar, birbirlerine sarılanlar ve hatta sarılmayla birlikte birden çok defa öpüşenler, çok sık bir şekilde gözlemlenebiliyor.
Öte yandan bu amansız mücadelenin en büyük ve en etkili silahı aşı olmasına rağmen, aşıda en alt sıralardayız.. Köy, mezra, yayla demeden aşı ekipleri her yeri görev alanı olarak kabul ederek vatandaşın ayağına kadar aşıyı götürmesine rağmen, vatandaşımız yeteri kadar ilgi göstermiyor ve önemli sayılabilecek bir kesim aşı olmaktan kaçınıyor.
Günlük vaka sayısı her geçen gün daha da artıyor.. Vaka sayıları ile birlikte doğal olarak ölümlerde de artışlar görülüyor.. Birkaç hafta öncesine kadar hiç sıra beklemeden yapılabilen PCR testi için bile sıraya girmek zorunda kalınıyor.. Bir önlem alınmadığı, daha doğrusu kendimize gelmediğimiz takdirde bu işin sonu belli.
Daha acı, daha can yakıcı ve ekonomiyi de dibe batıran önlemler.. Yani acı reçete bizleri bekliyor.. Üstelik yaklaşık iki aydan az bir süre sonra okullarda açılacak.. Çocuklarımızın bir yıllarının daha heba olmaması için şimdiden gerekli önlemleri almamızın tam sırasıdır.. Vaka sayısının yüz binde 232’leri bulduğu, günlük pozitif vaka sayısının ise 100’leri aştığı bir ilde okulların açılması çok zor ve riskli olur.