Peki birçoğu canlarından çok sevdikleri en yakınlarını, evlerini barklarını kısacası her şeylerini kaybetmiş adeta okyanusta dalgalar arasında kendisine güvenli bir liman arayan bir yelkenliye benzetebileceğimiz bu insanlar için neler yapabiliriz?
Daha doğru bir ifadeyle neler yapmamız gerekiyor?
Çok basit, onlarla bizim bir bütün olduğumuzu gösterelim.
Onun için arada bir onların misafir edildikleri yurt, kamu misafirhaneleri ve benzeri yerleri ellerimizde bir kaç kilo meyve ya da evimizde yaptığımız pasta, kek ve benzeri gönül alma niteliğinde hediye ile ziyaret edelim.
Onlarla uzun uzun sohbet edelim.. Onları içinde bulundukları karmaşık ruh yapısından kurtulmalarına yardımcı olmaya çalışalım.
Kısa bir süre olsa da o tahammül edilemez sorunlarını unutmalarını sağlayalım.
Hatta bir adım daha ileriye gidelim.. Gelen ailelerden imkanlarımız ölçüsünde bir ya da iki aileyi kardeş aile olarak kabul edelim.
Belli aralıklarla bu kardeş aileleri evlerimizde ağırlayalım.. Onlara perde pilav, kitel gibi yöresel yemeklerimizi ikram edelim.
Daha da önemlisi, bir kaç saatliğine onlara sıcak ev ortamını yaşatalım. Onlara yalnız olmadıklarını gösterelim.
Haydi Siirt, sen bunu yapacak yapı ve güçtesin.
Sen bunu daha önce Saddam zulmünden kaçan peşmergelere, ezidilere ve Suriyelilere gösterdin.
Onları bağrına bastın, kucak açtın.
Şimdi sıra depremzedelerde…