Meteoroloji Genel Müdürlüğünün hava tahmin raporlarına göre, yarından itibaren Cumartesi gününe kadar Siirt il merkezi dahil il genelinde kar yağışları bekleniyor ve inşallah bu hava tahmini tutar. Çünkü, Siirt son yıllarını hep kara hasret bir biçimde geçiriyor geçiriyor.. Bazı yıllar neredeyse hiç kar görmüyoruz ve böyle giderse birkaç yıl sonra yeni nesiller karlı Siirt’i fotoğraf ve görüntülerden tanıyacaklar.. Oysa Siirt böyle değildi.. Yaşları 50 ve üzeri olanlarla geçmişe doğru şöyle bir yolculuk yapalım…
Neme ve ağırlığa dayanıksız olmasına rağmen, yüksek tavanları ve oksijen geçirgenliğiyle insana ferahlık veren ve gerçekten bir yaşam konforu sunan sağlıklı cas evlerde geçirilen uzun kış mevsimi ve bu kış mevsiminde Aralık ayının ortalarından başlayan kar yağışları.. Her kar yağışının ardından bütün ev halkını kaplayan o müthiş telaş.
Damda biriken ve hem verdiği nem ve oluşturduğu ağırlık nedeniyle eve zarar vereceği düşünülen karları küreme telaşı.. Kar, belirli bir kalınlığa ulaştı mı evin erkek ve çocuklarının ellerinde küreklerle damlara çıkışları ve hep birlikte kar küreyip sokağa atmaları unutulmaz birer anı.
Kar’ı sokağa atmakta ayrı bir marifet, bir maharet istiyordu.. Çünkü kar’ın ne kendi ne de karşı komşunun evinin önüne atılıp da evin girişini kapatmaması gerekiyordu.. Bu nedenle karların sokağın tam ortasına denk gelmesi için büyük bir özen gösteriliyordu.
Atılan karlar sokakların tam ortasında balık sırtı kümeler oluşturuyordu.. Bunu hemen her sokakta görmek mümkündü.. Bu kümeler fazla güneş görmeyen sokaklarda Mayıs ayının başlarına kadar varlıklarını koruyabiliyorlardı.. Zaten dar olan sokaklar bu kar kümeleri nedeniyle daha da daralmış oluyorlardı.
Buraya kadar anlattıklarım tabiri caizse kar’ın çileli kısmını içeriyordu.. Bir de keyifli kısımları vardı.. Bunların başında kar da kayma geliyordu.. Altlarında kaygan bir teneke veya benzeri bir şeyle sertleşen ve hatta buz tabakası haline gelen sokaklarda yokuştan aşağıya kaymanın keyfine diyecek yoktu.
Ya kartopu oyunlarına.. Elinizdeki kartopunu arkadaşınıza isabet ettirme.. Hele-hele haberi yoksa o yaşadığı irkilme ve ardından atılan kahkahalar.
Sağlam olan damlarda veya mahallenin meydanına dev bir kardan adam yapmak, geçirilen dakikaların heyecan ve mutluluğu unutulabilir mi?
Son olarak bir de kar helvasından söz etmek gerekiyor sanırım.. Bir tas pekmezin içine bolca kar atıp kaşıklamak o an insana dünyanın en güzel tatlısı olarak geliyordu.