Yeteri kadar kara doyamasak da, soğuklar açısından kış mevsimini yaşıyoruz ve sıfırın altına düşen dondurucu soğukları iliklerimize kadar hissediyoruz. Dilerseniz bugün hiçbir soruna değinmeyelim. Onlar bir kenarda dursun. Bu soğukları da göz önünde bulundurarak şöyle bir geçmişe uzanalım ve yaşadığımız bu mevsime birazda gastronomi açısından yaklaşalım. Kış mevsiminde severek tükettiğimiz yemekleri hatırlayalım.
Aslında bunu yaparken, yani yemeklerimizi anlatırken de, kaybettiğimiz bir kültürden söz etmiş oluyoruz. Yani bir sorunu dile getiriyoruz. Kültürümüzü kaybediyor olmamız da günümüzde yaşadığımız en büyük sorunlardan birisidir. Şimdiden acısını hissetmeye başladık ve birkaç yıl sonra bunu daha da acı bir şekilde hissedeceğiz.
Neyse, yemeklere gelecek olursak, geçmiş yıllarda kış mevsimine has yemeklerimiz vardı. Bu mevsimde aranılan, hatta yalnızca bu mevsimde yenilen yemeklerimiz vardı. Bunların en başında kelle paça geliyordu. Anadolu da yapılanın aksine derisi yüzülmeden tütsülenerek pişirilen, bol sarımsaklı ve sumaklı bir kelle paça kış mevsiminde insanın içini ısıtır. Kelle paça dedikte ilginç bir bilgi edindim bu konuda. Eskiye oranla kelle paça tüketimi azalmış olsa bile, ilimizde kesimi yapılan küçükbaş hayvanların kelle paçaları yetersiz kalıyormuş ve bu nedenle çevre il ve ilçelerden kelle paça getirtiliyormuş. Doğrusu bu bilgi bana çok ilginç geldi. Çünkü il olarak et tüketimi fazla olan bir iliz. Üstelik bizde büyükbaş hayvan eti tüketimi diğer illere oranla neredeyse yok denecek kadar azdır denilebilir.
Kelle paçadan başka yine sarımsaklı bir yemeğimiz daha vardı; "Kitel Fum" yine sarımsaklı bir yemek. İçine katılan sarımsağın kokması nedeniyle özellikle tatil günlerinde bol kavurmalı olarak yapılırdı. Bunun da tadına doyum olmazdı. Meşike ile adesiye de insanının içini ısıtıyordu. Varak keek, kış mevsiminde evlerde tüketilen tek tatlı çeşidiydi diyebiliriz neredeyse. Evlerde bolca yapılır, hızlı bayatlamadığı içinde bir hafta on gün boyunca tüketilirdi. Vücuda güç, kuvvet ve bol enerji veriyorlardı. Bu yemeklerimiz eskiye oranla yapılıyor olsa da yine varlıklarını koruyabiliyor ve tüketiliyorlar. Bir de ya az çok tüketilen ya da artık hiç tüketilmeyen, unutulan yemeklerimizde vardı.
Örneğin bir keşkek unutulmak üzere. Bir şorbit ıs sınt, yani çok ince bulgurdan yapılan çorba. Tandırda pişirilen erisoketi artık hatırlayan yok bile. Unuttuğumuz daha birçok yemeğimiz var. Onlara da bir başka gün değiniriz.