Ayhan Mergen

HADİ GEL KÖYÜMÜZE GERİ DÖNELİM

Ayhan Mergen

Göç tarih boyunca insanoğlunun hayatında hep var olan bir olgu.. Geçmiş dönemlerde daha çok düşmandan, kuraklık ve benzeri doğal felaketlerden korunmak gayesiyle gerçekleşen göçler, günümüzde bunlara ek olarak iş bulabilme, daha iyi bir yaşam standardına ulaşma ve sanayileşmiş büyük kentlerin karmaşa ve gürültüsünden kaçarak sakin ve doğayla iç içe bir yaşama kavuşabilmek amacıyla gerçekleştiriliyor.

Doğal olarak Siirt bu göç olgusundan hak ettiği payın fazlasını aldı ve almaya da devam ediyor.. Siirt’te göçler köyden kente ve kentten büyük metropollere göç şeklinde gerçekleşiyor.

İşsizliğin zaten diğer ülkelere göre yüksek olan Türkiye ortalamasının üç katından fazla olan bir ilde başka bir sonuç beklenemez.

Siirt’ten göçlerde ana faktör olan işsizliğin yanı sıra, daha iyi bir yaşama kavuşma ve eş, dost, akraba gitti bende gideyim olgusu da etkili oluyor.

Benim de üzerinde durmak istediğim konu bu son neden.. Akrabam gitti, komşum gitti ben de gideyim düşüncesinin yanlışlığına vurgu yapmak istiyorum.

Ailenin çok sayıda yetişkin çocuğu vardır.. Daha çalışabilecek yaşta olan baba dahil, hepsi işsiz.. Aile geçim sıkıntısı yaşıyor ve evlenme çağına geldikleri halde çocuklarını ev, bark sahibi yapamıyor.. Genç, okumuş ve yüksek öğrenimini yapmış ancak eğitim gördüğü alanda görev yapan kamu kurumu veya faaliyet gösteren bir firma yok.. Bunlara benzer daha birçok haklı nedenler sıralanabilir.

Elbette bu insanlar göç edecekler ve ediyorlar da.. Bunlara kimse itiraz edemez zaten.

Benim üzerinde durduğum, yukarıda da belirttiğim gibi, tanıdıklarım gitti ya da bilinçsiz bir şekilde daha iyi bir umutla yapılan göçler ve bu göçlerin yol açtığı sonuçlar ve bunların uğradığı hayal kırıkları.

Bunları bir sonraki yazımda ele almaya devam edeceğim.

Yazarın Diğer Yazıları