Bazı konular vardır. Tasvip etmeniz, kabullenmeniz mümkün değildir. Ancak hayatın bir gerçeği olarak silip atmanız, yok etmeniz de mümkün olmuyor.
Örneğin dilenciler konusu öyle bir konudur. Dilenciliği ve dilencilerin davranışlarını tasvip etmek mümkün olmadığı kadar yok etmekte mümkün değildir.
Örneğin on yıllardan beri her eğitim ve öğretim yılı başında ortaya çıkan; günlerce gündemimizi meşgul eden, önlenmesi için genelgeler yayınlanan önlemler alınan okula katkı ya da halk arasında bilinen deyimiyle kayıt parası böyle bir konu.
Velinin çocuğunun daha iyi yetişmesi, daha donanımlı bir birey olması için devlet tarafından karşılanmayan bazı konular için imkanları ölçüsünde destek vermesi gerekiyor mu?
Kim nasıl değerlendirirse değerlendirsin bu gerekli bir şey.
Daha önceki yıllarda bu daha büyük bir zorunluluktu. Çünkü okul yönetimleri, cam, temizlik maddeleri ile kırtasiye malzemelerini teminde büyük ölçüde zorluklar çekiyorlardı.
Son yıllarda bakanlık çok yerinde bir kararla okul yönetimlerine kırtasiye, temizlik ve cam için ödenek ayırmaya başladı.
Doğru bir karar. Buna kimse itiraz edemez. Ancak okullar evlerimiz gibidirler. Ne zaman hangi ihtiyacın ortaya çıkacağını önceden kestirmek mümkün değildir.
İşte velilerin desteği burada devreye giriyor. Öğretmen ve okul yönetimleri için can simidi oluyor.
Ancak bu can simidini çok abartan ve velilerden astronomik rakamlara varan destekleri zorla isteyen okul yönetimleri çıkıyor. Sorun burada ve çok az miktarda da olsa hiç bir katkı yapmak istemeyen çok az veliden kaynaklanıyor.
O halde çözüm ne derseniz?
Çözüm; okul yönetimlerinin abartıya ve velilerin bütçesini sarsmayacak miktarda destek istemesi ve velilerin de bunu gönüllü olarak ödemelerinden geçiyor.
Her zaman olduğu gibi makul olan orta yolun seçilmesi.