Mustafa Kemal Atatürk’ün Siirt’e teşriflerinin 106. yıldönümü törenle kutlandı.
Bilindiği üzere Siirt’in kurtuluş günü veya bayramı yok.. Bu nedenle 14 Eylül tarihi Siirt açısından daha büyük bir önem kazanıyor.
Atatürk’ün çeşitli dönemlerde yazdığı mektuplardan birinin Siirt’ten yazıldığını belirterek, bu önemli ziyaretin görgü tanığı Rıfat Bakır, namı diğer Ammo Rıfat veya Reform Rıfat Bakır’dan duyduklarımı aktarayım.. Ama bundan önce özellikle yaşları 30’un altında olan kesim için bir kaç cümle ile rahmetli Rıfat Bakır’dan söz edeyim.
Ammo Rıfat, 1900’lü yıllardın başlarında Siirt’te doğmuş, yenilikçi ve girişimci ruh yapısı ile icraatlarıyla adından söz ettiren, kitaplara ve gazete haberlerine konu olmuş bir hemşerimiz.
Siirt’te ilk fotoğraf stüdyosunuş, ilk sinemayı ve ilk orkestrayı kurma dahil, gerçekleştirdiği 20 civarında ilkler var.. Bu nedenle bir kaç yıl önce kaybettiğimiz bu hemşerimiz Reform Rıfat olarak biliniyor ve hep rahmetle anılıyor.
Tekrar Atatürk’ün Siirt’e yaptığı ve üç gün süren ziyaretine gelince.. Ammo Rıfat’ın anlatımına göre, Atatürk, Siirt’e Bitlis üzerinden gelmiş.. Siirt’in eşrafı onu karşılamak üzere Veysel Karani beldesine gitmişler.. Atatürk’ün beldeye gelişinin ardından hep birlikte atlarla Siirt’e gelmişler. Siirt halkı misafirlerini karşılamak üzere o zamanlar tamamen Siirt’in dışında olan Şeyh Ebul Vefa türbesinin yanına gitmişler.
Atatürk ve beraberindeki heyet, bu noktaya vardıklarında atlarından inmiş ve Atatürk halkı selamlayarak hatırlarını sormuş.. O dönemde 7-8 yaşlarında zeki ve sarışın bir çocuk olan Rıfat Bakır, Atatürk’ün dikkatini çekmiş ve saçlarını okşayarak ismini sormuş.
Karşılama faslından sonra atlılar önde, halk arkada Ulus Mahallesinde Cumhuriyet Camiinin karşısındaki eve gitmişler.
Üç gün boyunca geceleri Atatürk için müzik ziyafeti verilmiş ve yine üç gün boyunca namazlarını karşıdaki Cumhuriyet, o zaman ki adıyla Hıdırül Ahdar Camiinde kılmış.
İleriki zamanlarda bu konuyu ele almaya devam edeceğiz.