Kişisel konularda değil ama toplumsal olaylar da hep iyimser olmaya bardağın boş tarafından değil de dolu tarafından bakmaya çalışıyorum. Ancak Siirt'in başına gelen olayları düşündüğümüz zamanlarda bu düşüncemden sıyrılmak zorunda kalıyorum.
Çünkü birçok defalar armut pişmiş tabiri caizse tam da Siirt'in ağzına düşeceği zaman beklenmeyen bir rüzgar geliyor, alıp götürüyor. Buna en güzel örnek ilimiz açısından çok önemli iki binanın başına gelenler.
İsterseniz şöyle bir hatırlayalım. Son 5-6 yıldan beri Siirt Devlet Hastanesi artan şehir nüfusuna paralel olarak fiziki mekan açısından yetersiz kalıyordu. Hele hele üç özel hastaneden birinin kapanması ve bu hastanenin eğitim ve araştırma hastanesine dönüştürülmesi ile birlikte bu durum daha da belirgin bir hale geldi.
Bu sorunu çözmek amacıyla başlatılan arayışlar sonuç verdi. 500 yataklı yeni bir hastanenin kurulmasına karar verildi.
Talihsizlik burada kendisini göstermeye başladı. Aylar süren arayışlar sonucu çevre yolu üzerinde yer bulundu.
Bu kez buranın zeminin uygun olup olmadığı konusundaki tartışmalar başladı. Uygundu değildi, etüt üstüne etüt yapımı yıllar sürdü.
Nihayet zemin etütlerinin uygun olduğu açıklandı ve ihale aşamasına gelindi. Sevindik. İhaleye beş firma katıldı. Hepsi de güçlü firmalar.
İhale bu firmalardan birine verilir ve yakında inşaat başlar. Kısa bir zamanda tamamlanır umuduna kapıldık.
Ancak birçok işte olduğu gibi burada da hayal kırıklığına uğradık. Sağlık Bakanlığı henüz bilemediğimiz bir nedenle ihaleyi iptal ettiğini duyurdu.
Bu konuyu yarında ele almaya çalışacağız.