Son 50 yılda Siirt’in somut olmayan kültürü yani gelenek görenekleri üzerinden dev bir silindir geçmiş gibi bir kenara atıldı ve kısa bir sürede bir bir unutulup gitti.
Yaşamak, uygulamak bir yana adeta bilinçaltımızdan bile silindi gitti.
Unuttuğumuz bu gelenek ve göreneklerimizin başında mahalli bayramlar olarak nitelendirebileceğimiz cıgor, şehril bayf ve diğer önemli günler geliyor.
Mart ayının ikinci pazartesi günü kutladığımız cıgor, ailenin bütün bireylerini, hatta tüm toplumu kapsayan bir şekilde kutlanıyordu.
Cıgor’un hazırlıkları bir iki hafta öncesinden başlardı. Civar köylerden vatandaşlar hayvan sırtında “suke” dediğimiz meşaleleri şehre getirerek sokak sokak dolaşarak satarlardı.
Aileler sahip oldukları çocuk sayısı ve boylarına uygun sukeleri alırlardı. Bu sukeler tandır veya fırınlarda kurumaya bırakılırdı. İyice kuruduktan sonra da bir ucunun arasına çıra yerleştirilirdi.
Ayrıca renkli el işi kâğıtlardan çeşitli ebatlarda rüzgâr gülleri hazırlanırdı.
Bununla birlikte o akşamın olmazsa olmaz yemeği olan bumbarlar yıkanır ve temizlenirdi.
Pazar günü ise tatlının yapıldığı gündü. Tatlı pazar anlamına gelen “ ahadül hülü “ olarak adlandırılan gün de genellikle sarı burma hazırlanırdı.