Son yıllarda Siirt gerçekten çok değişti.. Adeta geçmişteki Siirt’i bilenlerin tanımakta güçlük çektiği bir şehir oldu.. Bu değişikliği genel olarak iki alanda inceleyebiliriz.. Bunlardan ilki, insani ilişkiler ve manevi dünyamız.. Diğeri ise maddi alan olarak tanımlayabileceğimiz ve ulaşımdan iletişime, marka ürünlerden sağlık ve eğitim hizmetlerine kadar çok geniş bir yelpazeyi içeriyor.
İkincisinde değişiklik lehimize gerçekleşiyor.. Bu alanda batı bölgelerindeki illerle aramızdaki fark her geçen gün azalıyor.. Hatta bazı konularda, örneğin sağlık alanında birçok ilden çok daha iyi durumdayız.
Ancak ilk bölüme giren konularda değişiklikler hep aleyhimizde oldu.. Kültürümüzü erozyona uğrattık ve ikili ilişkilerimiz can çekişiyor.. Adeta birbirimizden kaçar hale geldik.
Bunun en belirgin örneğini bayram günlerinde yaşıyoruz.. Birbirimizle görüşme, barışma ve aramızdaki sevgiyi pekiştirme günleri olan bayram günlerinde günümüzde ne yapıyoruz?
Tek cümle ile birbirimizden kaçıyoruz.. Görüşmemek için her bahaneyi kullanıyoruz.. İmkanı olan il dışına kapağı atarken, imkanı olmayan da misafir kabul etmemek ve misafirliğe gitmemek için günübirlik piknikleri tercih ediyor.
Oysa, bayram günleri yukarıda belirttiğim gibi, sevginin pekiştirildiği, tadına doyum olmayan sohbetlerin gerçekleştiği müstesna günlerdi.
Şunu da unutmayalım, yüzyüze görüşüp bayramını kutlama imkanımız olduğu halde, kısa ya da watsapp üzerinden mesaj atarak veya telefonla arayarak karşımızdaki kişinin bayramını kutlamak çok doğru bir hareket değildir.
O halde gelin bu bayram tıpkı yıllar öncesinde olduğu gibi, il dışına çıkmayalım.. Evlerimizde misafir kabul edelim ve biz de misafirliğe gidelim.. Aramızdaki küskünlük ve kırgınlıkları bir kenara bırakalım ve samimi bir şekilde kucaklaşalım.
Kısacası bayramları bayram gibi idrak edelim ve bayramın hakkını verelim.