GECİKMİŞ BİR KADINLAR GÜNÜ YAZISI VE İBRAHİM HAKKI HAZRETLERİNİN EŞLERİNE YAZDIĞI MEKTUPLAR (1)
Ayhan Mergen
Bir kadınlar gününü daha kutladık. Yine konuşmalar yapıldı, demeçler verildi ve çeşitli etkinlikler gerçekleştirildi. Bütün bunlarda doğal olarak tek konu kadın hakları ve kadına şiddetti.
Aslında dinimizin bize emrettiklerine Firdevs ve Züleyha Hatunlara yazdığı mektuplardan bazı bölümler okuduktan sonra özellikle çocukluk yıllarımda yaşlı hanımlardan duyduğum ve bizzat gözlemlerim ışığında aradaki çelişkiyi gözler önüne sereyim. bakarsak bu sorunu çoktan çözmüş olurduk. Her kadınlar gününde sizlerle paylaşmaktan kendimi alamadığı ve bu alanda bize aslında birer rehber, birer pusula olan mektuplar var. İlimizin dünya bilim tarihine armağanı olan çok yönlü bir bilgi İbrahim Hakkı Hazretlerinin eşlerine yazdığı mektuplar.
Yalnız Ülkemiz için değil bütün İslam alemi için bir gurur vesilesi olan İbrahim Hakkı Hazretlerinin İstanbul’da Saray’ın konuğu olarak ilmi çalışmalarını sürdürürken dört hanımına yazdığı mektuplar bize çok şeyi anlatıyor.
İşte bu mektuplar:
“İzzetli, hürmetli, hakikatli, adamlıklı, şefkatli, hatırlı, gönüllü, asilli, usullu, akıllı, izanlı, hünerli, marifetli, üslüplu, yakışıklı, güzel huylu, tatli dilli, uzun boylu ince belli, kıl ayıpsız hatunum, helalim Firdevs Hatun huzuruna,
Deruni dilden ve can u gönülden selamlar ve dualar edip ol mübarek nazik hatırın sual ederiz, Huda'nın birliğine emanet veririz. Benim nazlı yar-ı gam gusarim. Benim şenliğim, şöhretim, benim sevdiğim, keyfim, benim canim Firdevsim! Neylersin nişlersin, ne keyiftesin, ne fikirdesin, ne haldesin, ne demdesin? Benim güzelim, garip gönlünü ne ile eğlersin? Okurmusun, nakış mı işlersin? Oynar mısın, güler misin? Benim gönlüm senin halinle eğlenir, sen nicesin? Keşke sizi getirsem, bu vilayetleri seyrettirsem, zira sensiz canim rahat olamiyor. Benim güzel keyfim, senden ayrılmak ne çetin ahval imis bilmezdim. Hak Teala gönül hoşnuğuyla bir dahi dünya gözüyle görüşmek müyesser eylesin. Amin… Firdevs, Firdevs, o saçların seveyim, o kaşın seveyim, o gözün seveyim, o yüzün seveyim, ayıpsız canın seveyim. Sakın benden küsmeyesin ki gönlüm sıkılmasın. Kusurlarımı afvet, ahiret hakkını helal eyle. Bu uçkuru bana yadigar mi verdin, yoksa bununla beni bağladın mi? Zira yadigara ne hacet hiç hatırımdan çıkmadın, gözün önünde durursun. Böylece apayan gönlümdesin. Allah'a emanet olasın.
Bu konuya yarında devam edeceğiz.