Ayhan Mergen

GECİKMİŞ BİR KADINLAR GÜNÜ YAZISI VE İBRAHİM HAKKI HAZRETLERİNİN EŞLERİNE YAZDIĞI MEKTUPLAR (2)

Ayhan Mergen

Dünkü yazımızda 8 Mart Dünya Kadınlar Günü münasebetiyle kadınlarımızın durumun İbrahim Hakkı Hazretlerinin eşlerine yazdığı mektupların ışığında ele almaya  başlamıştık. Bu günde devam ediyoruz.

Bin tabaka kağıt yazsam seninle sözlerim tükenmez. Hele yavaş, inşallahu Taala, Ramazan geceleri sabahlara değin sana çok çok gördüğüm, işittiğim pak şeyleri ve esvapları size layık görürüm: Eğer fırsatım olursa alırım, yoksa siz sağ olunuz: Birer hamayli getiririm. Şimdilik mektubum boş olmasın için bir pak buruncuk gömlek gönder misin, mazur olsun. Sizin hevesinize çermiği yaptırırım: İnşallah tamam olanda sizinle bir gece ande cimeriz. Gönlünüz her ne meyve isterse şehirden getirtesiniz, Meyvesiz kalmayasınız, haftada iki kere çaylara, bahçelere çıkasınız, hapsolmayasınız, rahat olasınız. Allah'ın birliğine emanet olasınız. Ömrün uzun olsun, amin ya mu`in"

“Ve izzetli, hürmetli, akıllı, gayretli, şefkatli, güzel yüzlü, şirin sözlü, melek huylu, çelebi kollu, nazik belli, şirin yıldızlı, has ve talihim, oğlum annesi, gönlüm cananesi, inci tanesi hatunum ve hanımım küçük kadın Zeliha Hatun huzuruna. Candan selamlar ve gönülden dualar edip ol mülayim hatırına kat kat sual ederiz. Allah’ın birliğine emanet veririz. Benim küçük kadınım, benim emektarım, ne keyiftesin, ne haldesin, ne demdesin? Neyliyorsun?, ne işliyorsun? İyi misin, hoş musun? Allah yardımcın olsun. Kendin uşak(küçük) iken uşak hizmetine düştün. Allah emeklerini zayi etmesin.Tanrı seni bana bağışlasın. Bir dahi dünya gözü ile görüşmek müyesser eylesin, amin!

Acep cihanda senin gibi var mıdır? Zeliha’m, Zeliha’m! O tatlı canını sevim, o tatlı bakışlarını sevim. Hiç fikrimden gitmezsin. Böylece ayan gönlümde durursun. Maşallah, maşallah! Benim nazlı aşıkım, senin için yollarda ve İstanbul’da besteler yazıyorum; öğreniyorum ki inşallah gelende seninle ses sese verelim de  çok türlü besteler, güzel kitaplar okuyalım. Allah tealaya aşık olalım, safalar edelim.

Bir küçük kadın gördüm, hemen sana benzettim. Selam sabah ettim. Sesi dahi sana benzerdi. Senin hatırın için sokak ortasında ona yarenlik edip ahvalini sordum. Bir ihtiyar kocası varmış zindanda, ona ekmek götürmüş. 10 kuruş borcunu verip onu halas edip sevabını sana bağışladım. Allah teala senden razı olsun. Zira ben senden yer gök dolusu razıyım. Allah Şeyh Osman’ı bize bağışlasın, amin! Ve cümle küçük kadınlar sana kurban olsun! Ve büyük kadınlar bacılarına kurban olsun! Benim hakkımda siz bana dünyada yetersiniz.”

Ne dersiniz  bu gün kadın haklarının oldukça ilerlediğini zannettiğimiz bir dönemde bir çok insanın eşine yazamayacağı kadar iltifatlar ve sevgi dolu cümlelerle dolu bu mektuplar bize bir çok şeyi anlatmıyor mu?

Yazarın Diğer Yazıları