Biliyorum zaman olarak biraz erken. Biraz da Nasrettin Hoca’nın suya gönderdiği çocuğuna testinin kırılmaması için peşin olarak tokat atmasına benzeyecek.
Ama olsun, ben şimdiden hatırlatayım ki yetkililerimiz fıstık bahçelerinde meydana gelen hırsızlıkları önlemek için gerekli planlamaları yapsınlar.
Konu önemli, özellikle ekonomik açıdan. Bilindiği üzere fıstıkçılık sektörü bu ekonominin bel kemiğini oluşturuyor.
400 bin dekarda on beş milyona yaklaşmakta olan ve artık 20 bin tonu aşmaya başlayan rekolte ile binlerce çiftçi ve tüccar ailesinin geçim kaynağıdır.
2001 yılından itibaren dönemin Valisi Nuri Okutan’ın uygulamaya koyduğu ülkemizin en büyük ağaçlandırma projesi ile fıstıkçılık projesi ile artık fıstık üretimi aile işletmesinden çıkıp çoğunlukla profesyonel işletme haline geldi.
Artık il genelinde yıllık üretim miktarı on tonlarını üzerinde fıstık verimi alan binlerce aile bulunmaktadır.
Böylesine önemli bir sektör olan fıstıkçılıkta her yıl çiftçinin bir hatta fıstığın dallarının kırılması sonucu iki yıllık verim kaybıma yol açan hırsızlık olayları meydana geliyor.
Bu durum ekonomik kaybın yanı sıra, çiftçide büyük bir moral bozukluğuna yol açıyor.
Hırsızlık olaylarının yol açtığı bir başka sorun, çalınmasından endişe eden çiftçi ürününü daha olgunlaşmadan topluyor. Bu da kalite ve kilo kaybına neden olmaktadır.
Hırsızlar Ağustos ayında başlayan hırsızlık olayları için güvenlik güçleri tarafından ek önlemler alınması gerekiyor.
Geçen yıl alınan önlemler güzeldi. Jandarma ve Polis teşkilatları sıkı bir denetim yaptılar.
Umarım bu yıl bu önlemleri arttırarak sürdürürler.