Daha önce birkaç kere yazılarımda belirttim. Siirt’in önemli, çözümü daha zor, daha maliyetli ve daha uzun zaman gerektiren sorunları var.
İşsizlik, ulaşım, tıp fakültesinin durumu bu sorunların başında gelmektedir. Buna kimse itiraz edemez.
Ancak bu sorunların yanında çözümü basit, ne uzun bir zaman, ne maliyet ve nede emek gerektirmeyen sorunlarda var.
Bugün onlardan birini ele alacağım. Siirt Eğitim ve Araştırma Hastanesi iç hastalıkları uzmanı sevgili hemşerimiz Dr. Ali Nar’ın dikkat çektiği bir konu.
Dr. Nar Siirt’in gelişimi için öngördüğü konuları CİMER’e yazmış. Ulaşımdan çevreye kadar birçok sorunu yazarak bu memleketin aydın bir insanı olarak görevini yerine getirmiş.
Dr. Narın dile getirdiği sorun ve önerileri ele almaya çalışacağım. Bu gün birçok kişi için önemsiz gibi gelebilecek ancak özellikle ileriki zamanlarda büyük önem kazanacak bir konu ile başlayacağım.
Dr. Nar, Çocukların gidebileceği içinde kaz, tavşan, tavuk, hindi gibi hayvanların olduğu ekoparkların yapılması gerektiğine dikkat çekiyor.
Gerçekten artık buna ihtiyaç var. Yakın bir zamana kadar çocuklarımız bu hayvanları yakından görüp, onları sevebiliyordu.
Günümüz çocuklarının böyle bir şansı kalmadı. Artık 8-10 yaşına gelmiş birçok çocuğumuz bu süre içerisinde ya bu hayvanları görmemiş ya da 1-2 defa görebilmiştir. Dokunup sevebilenler şanslı çocuklardır.
Bunun telafisi ancak bir ya da iki parkta ayrılacak bir alanda bu hayvanların konulmasıdır.
Burada konu ile ilgisi olduğu için bir anımı anlatmak istiyorum. 1978 yılında şimdi ki Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesinde öğrenim gördüğüm sırada, bir gün Kızılay Meydanından geçerken, yanlarında 8-10 yaşındaki çocukları olan bir karı koca önümde yürüyorlardı.
O esnada da bir eşeğin de geldiğini gördükleri anda hemen çocuklarını alıp eşeğin yakınına götürerek, bilgi vermeye başladılar.
O dönemde bu bana çok tuhaf gelmişti. Çünkü o zaman da Siirt’te adım başı eşek ve katır görmek mümkündü.
Şimdi yavaş yavaş o duruma gelmeye başladık. O nedenle geç kalmadan eko parkları oluşturmaya başlayalım.
Farzı eda edemiyorsak da sünneti yerine getirelim.