Birkaç yıl öncesine kadar Siirt ürünleri denildiğinde ilimize özgü tamamen el ürünü göz nuru olan tiftik battaniyemiz ilk sırayı alır ve bunu fıstık, bal, nar ve diğer ürünler takip ederdi. Günümüzde fıstık, Pervari balı, zivzik narı, tayfi üzümü ve sumak gibi ürünler sıralanıyor.. Yüz yıla yakın bir süre önce, yani 1930’larda dokunup Atatürk’e armağan edilen ve halen Çankaya’da bulunan Gazi Köşkünde sergilenecek kadar değerli olan battaniyemiz, artık Siirt’e özgü ürünler arasında kendisine yer bulamıyor.
Kullanım durumuna göre 70-80 yıl, yani bir insan ömrüne eş değer bir ömre sahip olan battaniyemiz, son yıllarda hem teknolojiye hem de bu sanatla uğraşanların azizliğine uğradı.. Teknoloji çok daha ucuz maliyetli, ancak bir o kadar da kısa ömürlü ürünleri vatandaşa sunmaya başladı.. Tüketicilerin önemli bir bölümü daha ucuz olduğu için bu ürünleri tercih etti.
Buna bir de bu sanatla uğraşan kişi ve odanın vurdumduymazlığı da eklenince, battaniye için unutulmak ve yavaş yavaş tarihin tozlu sayfalarında yer almak kaçınılmaz bir son oldu.. Bu işle iştigal edenler teknolojiyle nasıl baş ederiz diye uğraşacaklarına, ya sanatlarını terk ettiler ya da dejenere ettiler.. Bir zamanlar 300’ün üzerinde battaniye dokunan tezgah bulunan Siirt’te bu sayı bugün 50’lilere düşmüş durumda.
Sanatı sürdürenlerin tamamına yakın bölümü maliyeti düşürebilme adına tiftiğe suni elyaf katmaya başladılar.. Hatta tamamen suni elyaftan battaniye ve namazlık dokuyanlar bile var.. Bununla da yetinilmedi, artık otomatik makinelerle dokuma yapanlara da rastlamaya başladık. . Yani battaniye dokumacılığı bambaşka bir çehreye bürünmüş duruma geldi.
Bütün bu gelişmeler kaçınılmaz sonu getirdi ve artık battaniye önemini kaybetti.. Bir süre sonra numunelik olarak dokunmaya başlanacak.. Tıpkı bakırcılık gibi.. Anadolu’da bakırcılığın başladığı merkez olan Siirt’te bugün ancak bir iki tane bakırcı bulabiliyorsunuz.. Koca bakırcılar çarşısı başka işlerle uğraşan esnaf tarafından doldurulmuş durumda ki, battaniyeciler çarşısı şimdiden o akıbete uğramış durumda.