Bürokratından siyasetçisine gazetecisinden sokaktaki insanına kadar işimize geldiği zaman Siirt evliyalar diyarı diye göğsümüzü kabartırız ve bununla gurur duyarız. Atalarımızdan bize yadigar kalan bu türbeleri diğer eserleri koruyamadığımız gibi bunları da koruyamadığımızı unuturuz.
İlimizin topraklarını manen zenginleştiren bu evliyaların türbelerine ne kadar sahip çıktık. Bunu düşünen yok. Yıllardan beri her yıl birkaç defa dile getirdiğim, amiyane tabirle kafa yorduğum, gönlümde bir yara gibi duran bir konu. Çalışma yapılmadığı ve bu türbelerimiz hak ettikleri konuma getirilmediği sürece de ısrarla dile getirmeye devam edeceğim.
Son elli yılda somut olan kültürel eserleri ya zamanın yıpratıcılığına ya da yerine göre define avcılarına kurban ettik. Onlarca; mağara kale, konak, han ve benzeri tarihi yapı gözlerimizin önünde yok olup gitti ve hiçbirimiz sahiplenmedik. Aynı şekilde somut olmayan kültürümüz yani yöresel bayramlarımız, kendimize özel mimari yapımız ve malzemesi olan, masallarımız şarkılarımız destanlarımız, gelenek göreneklerimiz unutuldu gitti.. Üstelik hiç birini dahi doğru dürüst kayıt altına almadan.
Şimdi de türbelerimiz aynı akıbete doğru hızlı bir şekilde yol alıyor.. Daha önce de belirttiğim üzere, bir kaç yıl önce Kanal 56 TV adına bu konuda il merkezinde bir tespit çalışması yaptım. Her gün bir mahalleyi dolaşarak oradaki türbeleri kayıt altına aldım. Bir Ramazan ayı boyunca her gün haberlerde tespit ettiğim türbelerden iki üç tanesinin görüntülerini ve varsa edinebildiğim bilgileri aktardım.. Kendi adıyla bilinen türbesi bulunan 98 evliya bulunuyor ve bunlara hocasının yanı başında metfun bulunanlar dahil değil.
Çoğunun durumu gerçekten içler acısı.. Kimi evin duvarının altında kalmış, kimi yıkıldı yıkılacak, kiminin yarısı yolda kalmış, kiminin doğru dürüst yolu yok. Bir iki istisna dışında yol tabelasında kendisine yer bulabilen de yok. Üç tanesi hariç hiç birinde türbede yatan zatın kimliği ya da menkıbeleri bulunmuyor. Hatta bazılarında isim bile yok. Tek bir mezar ve uygun bir yerde el Fatiha yazısı.
İlk bir proje dahilinde bunların hepsinin gözden geçirilmesi ve en azından bakımları yapılmalı ve uygun birer tabela ile öz geçmişlerini içeren tabelalar asılmalıdır. Bu konuda Sayın Osman Hacıbektaşoğlu’dan hem Vali hem de Belediye Başkan Vekili olarak çok şey bekliyoruz.. Umarım boğuştuğu yoğun sorun karmaşası içerisinde bu soruna da el atılmasını sağlarlar.