Siirt’in kronikleşmiş birkaç sorunu var.. Bu sorunlar; her dost meclisinde, her resmi toplantıda dile getirilmesine ve basın yayın organlarında çok sık aralıklarla yer bulmasına rağmen bir türlü el atılamıyor ya da atılan el sorunu kökten çözmeye yeterli olmuyor.
Bu sorunlardan biri de eski mahallelerde bulunan cas evler.. Eskiye oranla sayıları azalmakla birlikte bu evler sorun olmaya devam ediyor.. Nasıl olmasınlar ki? Her türlü haşerat ve sokak hayvanının ev sahipliği yaptıkları gibi, her türlü yasa dışı işlerle uğraşanlara da mükemmel bir zula görevi yapıyor. Çöplük haline gelmeleri, kötü koku yaymaları ve hatta hastalıklara davetiye çıkarmaları da işin başka bir başka boyutunu oluşturuyor.. Her an yıkılma tehlikesi arz etmeleri de bulundukları sokakta yaşayan çocukların hayatını tehlikeye atıyor ve oluşturdukları son bir olumsuzlukta görüntü kirliliğidir.
Ancak bu kadar olumsuzluk oluşturan bu konuyu çözmek o kadar kolay değil.. Bunların tamamına yakını birden çok kişin sahipliğinde.. Yani yıllar boyu bir türlü çözülemeyen miras arazileri.. Hatta öyleleri var ki, sahipleri yurdun dört bir köşesine dağılmış durumdadırlar.. Çözüm için birine vekalet vermeye kalkıştıklarında noterden hazırlatacakları vekaletnamelerin tutarı o evin bedelinden bile fazladır.
Belediye yönetimlerinin eski deyimle “maili inhidam” günümüz Türkçesi ile yıkılma tehlikesi mevcuttur kararı alıp bunları yıktırması gerekiyor.. Ancak belediye yönetimlerinin maddi gücü bellidir.. Bu kadar çok sayıda evin üstesinden gelemiyor.. Yıktırılması enkazının temizlenmesi önemli miktarda bir meblağ oluşturuyor.. Sahipleri de genelde bulunamadığı için onlardan da alınamıyor.. Ancak zaman zaman gerçekten çok tehlike arz eden evlerin yıktırılması yoluna gidiliyor.
Ancak bu evlerin sayısını azaltması yönünden olumlu iken, sorunu kökten çözmemesi nedeniyle derde derman olmuyor.. Bu soruna köklü bir çözüm bulmak ve o evlere komşu olan insanları rahatlatmak gerekiyor.. Tabii ki bunu yaparken de yukarıda belirttiğim bütün olumsuzluklarda giderilmiş olacaktır.