Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan dünya devletleri arasındaki çelişkiyi vurgulamak için her zaman bu söylemle tepkisini dile getiriyor.
Ülke geneline ve özelde Siirt’te spor denilince akla hemen futbol geliyor.
Elbette futbol büyük kitleleri arkasından sürükleyecek güçlü bir büyüye sahip.
Elbette amiyane bir tabirle dünya genelinde kabul gören ortalama 100 civarında ki spor branşlarının şahıdır.
Ancak son yıllarda futbolun artık bir spor dalı olmaktan çıkıp bir sanayi haline geldiğini de unutmamak gerekir.
Dünyada hiç bir şah, vezirleri, komutanları ve diğer yetkilileri olmadan memleketini koruyamaz.
Futbolda hiçbir zaman tek başına gençlerimizi sokaklardan ve oralarda kendilerini bekleyen tehlikelerden koruyamaz.
O halde çözüm diğer spor dallarına gereken önemi vermektir. Futbola ilgi duymayan oldukça geniş bir kitleyi spora yöneltebilmek için bu gereklidir.
Konuya ilimiz açısından baktığımızda maalesef eskiye oranla çok daha kötü durumdayız.
1980 ve 1990’lı yıllarda Siirt’te amatör basket liginin düzenlendiğini hatırlıyorum.
Yine o dönemlerde boks ve güreş müsabakaları düzenleniyor ve oldukça büyük ilgi görüyordu.
Günümüzde futbol dışındaki spor branşları okullar arası müsabakalarının çok ötesine geçmiyor.
Bu müsabakalarda birçok spor branşında yeteneklerini ortaya koyan gençler öğrenim hayatları biter bitmez bu sporu sürdürebilecekleri uygun ortamı bulamadıkları için körelip gidiyorlar.
O halde buna bir çözüm bulmak gerekiyor. Bunun içinde bana göre izlenecek iki yol vardır.
İlki mevcut spor kulüplerinin futbol dışında mevzuat gereği çalışma yapmaları gereken branşları kâğıt üzerinden çıkarıp aktif bir hale getirmelerinin sağlanması,
İkinci yöntem ise tıpkı yıllar öncesinde olduğu gibi durumu uygun olan kamu kurum ve kuruluşlarında özellikle güreş, basket, voleybol ve bisiklet gibi futboldan sonra en fazla ilgi çeken spor dallarında faaliyet göstermelerinin sağlanmasıdır.