Nereden bakarsak bakalım en kötümser tahminle bile Siirt’in fıstık tarımı ile tanışması üç asra dayanıyor.
Bu alanda esas atağımızı 2000 yılında dönemin valisi Nuri Okutan’ın dev projesi ile gerçekleştirdi.
O dönemde 1.100 bin ağaç sayısı ve 3-4 bin civarında bir rekolteden söz edebiliyorduk. Ancak proje ile gerçekten dev bir atılım gerçekleştirildi.
Bugün 400 bin dekar alanda on milyonu aşkın ağaç ve artık 35 bin tona ulaşan bir rekolteden söz ediyoruz.
Fıstığın ilimiz ve ülkemiz ekonomisine 15 Milyar TL ya da 500 Milyon Dolarlık dev bir getirisi var. Batman’ın fıstıkçılıkla tanışması taş çatlasa 10 yıldır. Fıstık dikili alan ve rekolte açılarından da iki il arasında uçurum var.
Bir konu hariç her alanda Siirt Batman’dan daha önde.
Ancak girişimcilik ruhu ve bu ruhun doğal bir sonucu olan güçlü bir beraberlik ile gerçek anlamda faaliyet gösteren kuvvetli mesleki kuruluşlar ve sivil toplum örgütlerinin eksikliğidir.
Bizde girişimcilik ruhu ve onunla beraber, birlikte iş yapma alışkanlığımız yok.
Aynı şekilde mesleki kuruluşlarımız ve dernek ile vakıflarımız neredeyse zor ayakta duruyorlar.
Çoğunun kendilerine faydaları yok ki, topluma faydaları olsun.
Durum böyle olunca dün fıstık tarımına başlayan Batman borsa kurmak için girişimlere başladı.
Biz mi? Canım bizde yerimizde oturuyoruz.
Yetmez mi?