Siirt sahip olduğu değerleri değerlendiremeyen değil, bilmeyen bir il ve doğal olarak insan bilmediği bir şeyi değerlendiremez. Dilerseniz, çoğu kez bilmediğimiz ya da çok az bir kesimin bildiği bazı değerlerimizi ele alalım: Padişahlar arasında ayrı bir yeri olan Abdülhamit Han döneminde petrol kaynakları konusunda bir araştırma yapılmış ve bu araştırmada Eruh civarında petrol yatakları olduğu tespitine varılmış. Yüz yılı geçen bir zaman diliminden sonra bunları değerlendirmek yeni-yeni aklımıza gelmeye başladı. O da tam anlamıyla değil.
2 bin yıl öncesinden işletildiği tarihi belgelerden tespit edilen bakır madenlerimiz var. Şirvan ilçemizin Maden Köyünde bulunan bakır ocakları bilinmeyen bir nedenle, daha doğrusu nedensiz bir şekilde 1970’li yılların sonunda kapatıldı. Yaklaşık 35 yıl kapalı kaldıktan sonra yeniden işletmeye başladık. Ancak madeni de işlemeden başka illere ve ülkelere gönderiyoruz.
Baykan’da zengin krom yataklarımız var. Osmanlı İmparatorluğu kayıtlarına bile geçmiş. Ancak aradan bunca yıl geçti ve değişen hiç bir şey olmadı. Yine krom madenini ham olarak başka yerlere gönderiyoruz.
Madenlerden vazgeçtim, sularımıza bakalım. Asırlar boyu Botan yanı başımızdan akmış. Ona türküler yazmışız ancak yararlanamamışız. Yalnız kıyı köyler bu büyük kaynaktan o da yarım yamalak bir şekilde yararlanabilmiş. Yani bir anlamda Botan akmış biz bakmışız.
Yeşil altın diye nitelendirdiğimiz fıstığımız var. Onlarca yıldır Antep fıstığının gölgesinde kalmış. Daha yeni-yeni kurtuluyor. Balımız var, narımız var. Bunları da gerçek anlamda değerlendiremiyoruz.
12 bin 500 yıllık köklü bir tarihimiz var. Dünyanın en eski yerleşim birimlerinin başında geliyoruz. Ancak bırakın bunu başkalarına anlatmayı ve turizm alanında yararlanmayı, daha kendi insanımıza anlatamamışız.
İnanç turizminde müthiş bir potansiyelimiz var. Bunların çoğunu bile bilmiyoruz. Çevreden duyduğumuz için evliyalar diyarı diyoruz.
Zengin mutfağımız var. Gastronomi turizminde esamemiz bile okunmuyor. Çünkü tanıtamamışız. Büryan, perde pilav ve kitel’in dışında kalan diğer yemeklerimizi bilen kaç kişi kaldı?
Büyük ve genç bir insan potansiyelimiz var. Bunların iş gücünü değerlendirmemişiz. Değerlendirmek bir yana çayhane ve kahvehane köşelerinde oturmaya mahkum etmişiz.
Daha birçok örnek sıralanabilir. Önce bu değerlerimizin farkına varalım ve ardından da değerlendirelim.