Ayhan Mergen

ÇÖZÜLEMEYECEK NE SORUNUMUZ VAR?

Ayhan Mergen

Daha önceki asırları bilemiyorum ama, geride bıraktığımız asrın son 30 yılını bizzat yaşayan, ondan öncesini de dönemin gazetelerinden  okuyan ve büyüklerimizden dinleyen biri olarak rahatlıkla şunu söyleyebiliyorum; Siirt hep sorunlarla ve yokluklarla boğuştu..Hep hak etmediği algılarla bilindi.

İstihdamdan ulaşıma, tarımdan sanayiye ve sürekli göç vermekten kültürel erozyona kadar onlarca sorunumuz bulunmaktadır. Bunlar hepimizin bildiği gerçeklerdir. On yıllardan beri bu sorunların çözümü konusunda bazıları samimi ancak bazıları da yapmış görünmüş olmak için yapılan çok sayıda çalışma var. Ancak bu çabalara rağmen pek de iyi bir yol aldığımızı söylemek mümkün değildir.

Peki, bu sorunlar çözülemez sorunlar mıdırlar? Kesinlikle hayır.. Elbirliğiyle yapılacak çalışmalarla bütün bu sorunların üstesinden gelmek mümkündür. Elbirliği derken, mülki idare amirleri ve bürokratlardan, siyasetçi, sivil toplum kuruluşları ile basın mensuplarına kadar toplumun tüm kesimlerinin güç birliği yapması ve aynı soruna odaklanmalarını kast ediyorum.

Yapılmış denildi diye yapılan suni çalışmaları bir kenara ayırıyorum.. Samimi olan çabalarda bu birlikteliği sağlayamadığımız için başarılı olamıyoruz. Çünkü o sorunu çözmek için çaba harcayanların tam aksi yönde çaba harcayanlar ve o çalışmayı baltalamaya çalışanlar çıkıyor. Bunlar başarılı olamasalar bile, çözüm çabaları maalesef o kişinin görev süresi ile sınırlı kalıyor.

Bu konuda aynı valimizin döneminden iki örneği vermek mümkün.. Vali Nuri Okutan dönemindeki fıstıkçılık ile okul öncesi eğitimi yaygınlaştırma projeleri. Vali Okutan’ın ilimizden ayrılmasının ardından yetkililerin bu iki projeye bakış açıları değişti. Bu nedenle iki projedeki çalışmalar tam anlamıyla durdu diyebiliriz. Ancak bunlardan fıstıkçılık projesi toplumun tüm kesimleri ve özellikle ilgili kesim olan çiftçilerimiz tarafından benimsendiği için sivil çabalarla devam etti ve bugüne gelindi.

Okul öncesi eğitimi yaygınlaştırma projesi bu kadar şanslı olamadı. O dönemlerde bu alandaki Türkiye ortalaması %14-15’ler düzeyinde iken, bu oran ilimizde vali Okutan ve şimdiki valimiz Osman Hacıbektaşoğlu’nun da aralarında bulunduğu dönemin vali yardımcısı ve kaymakamlarımızla öğretmenlerimin gayretleri ile % 60’ların üstüne çıkmış ve ülke genelinde açık ara birinciliği elde etmişti.

Ancak bu gayretleri harcayan mülki idare amirlerinin ayrılmasının ardından bu çabalar gerilemeye başladı ve biz bu alanda Türkiye birinciliğinden ortalamanın altına düştük. Oysa bu önemli projeyi toplumun tüm kesimleri benimsemiş olsalardı bu akıbete uğramazdı. Göreve yeni gelenlerde bunu sürdürmek zorunda kalırlardı.

Kısacası çözülemeyecek bir sorunumuz yok. Yeter ki toplumun tüm kesimleri çözüm konusunda odaklansın ve ısrarcı olsun.

Yazarın Diğer Yazıları