Siirt'in arkeolojik açıdan bakir bir alan olduğunu ve bunun değerlendirilmesi için üniversitemiz bünyesinde bir araştırma merkezi ve enstitü kurulması gerektiğini ele alan yazım üzerine Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Haluk Sağlamtimur aradı ve gerçekten ilginç bir öneride bulundu.
Önerisine gelmeden önce Haluk hocadan biraz söz etmek, yaptığı çalışmaları anlatmak istiyorum.
Haluk Hoca Siirt’te ilk kazı çalışmasını gerçekleştiren bir bilim insanı olarak ilimiz tarihinde ayrı bir yer edilmiştir.
Yaşamının en kıymetli dönemi olan gençlik yıllarının yaklaşık 20 yılını Siirt için harcadı.
Her yaz öğrencileri ile birlikte Siirt'in bunaltıcı sıcağında toz toprak içerisinde aylarını geçirdi.
Dört yerde kazı yaptı. Siirt'in ve hatta bölgenin bilinen tarihini değiştirecek nitelikte bulgulara ulaştı.
Bu bulgulara göre bölgede yerleşik hayata geçiş bu güne kadar bilinenden çok daha eskilere dayanıyor. Yine bu kazı çalışmalarından önce Siirt'in bilinen tarihi MÖ 4-5 binli yıllara dayanıyor derken bu gün 12500'lü yıllardan söz edebiliyoruz.
Yine bu kazı çalışmalarında ele geçirilen buluntuların miktarı 2 hatta 3 müzeyi donatacak kadar çok.
Dile kolay bu kazılarda ele geçirilen tam 4500 adet eser Batman ve Hasankeyf müzelerinin vitrinlerini süslemekte veya depolarını doldurmaktadır.
Bu eserler, gelecek en yakın zamanda kurulmasını temenni ettiğimiz Siirt Müzesini bekliyorlar.
Hayırlısıyla müzemiz açıldığında bu eserler üretildikleri topraklara dönecekler.
Bu konuyu ele almaya devam edeceğiz.