Her zaman belirtiyorum, bazı konular var ki bunlar yalnızca ilgili kurumlara bırakılmayacak kadar önemlidir.
Eğitim öyle bir şey; uyuşturucu öyle bir şey ve ilimiz için tefecilikte öyle bir şey.
Bu ve benzeri konuların her biri yalnızca bireyleri ya da aileleri değil, bütün toplumu ilgilendiriyor ve gelecekteki konumlarını belirliyor.
Emniyet Müdürlüğümüzün gerçekleştirdiği son operasyon nedeniyle sadece tefeciliği ele alacak olursak işin vahameti ortaya çıkar.
Bilindiği üzere, tefecilik hem dini hem de yasal açıdan uygun görülmeyen ve yapanların mutlaka cezalandırılması öngörülen bir konudur.
Çünkü alın teri akıtılmadan, haksız bir biçimde elde edilen ve arkasında önemli miktarda gözyaşı ve ah bırakıyor. Hatta bir adım daha ileriye gidelim. Bütün mallarını tefecilere kaptırdığı için intihar eden ve gerisinde gözü yaşlı bir eş ile çok sayıda boynu bükük çocuk bırakan çok sayıda hemşerilerimizi çoğumuz hatırlıyoruz.
Yine hepimizin hatırlayacağı üzere, yüzlerce hemşerimiz de mal varlıklarını iliklerine kadar tefecilere kaptırdıkları için ailece ilimizden göç etmek zorunda kaldılar.
Tefecilik bu kadar büyük tahribatlara yol açarken, bizlerin gözlerimizi kapatıp, kulaklarımızı tıkayarak bunlarla mücadeleyi emniyet güçlerine bırakmak, işin kolaycılığına kaçmak veya işin vahametini kavramamak denektir.
Bu konuda hepimizin çok duyarlı olması gerekiyor. Öncelikle ne kadar ihtiyacımız olursa olsun, insanlarımız bu tefecilerin tuzağına düşmemelidir.
İkincisi de çevremizdeki kişileri uyarmaktır. Onların böyle bir tuzağa düşmemelerini sağlamak ve böyle durumlardan haberdar olduğumuzda da emniyet güçlerine haber vererek yardımcı olmalıyız.