Türkiye'de bütün insanlar birbirleriyle kenetlenmiş,
Siirt'te bütün hemşerilerimiz bir amaç uğruna birbirleriyle perçinlemiş ve tek vücut olmuş durumda.
Yürekler tek bir amaç için çarpıyor.. Bedenler tek bir amaç için çaba harcıyor.
Ortak hedef, on ilde yıkıcı etkinliklere yol açan depremin yaralarını sarmak.
Bu çabalara bakıyorum.. İnsanın duygulanmaması mümkün değil.
Her kesimden, her yaştan kadın, erkek, zengin, fakir, yetkili, yetkisiz her bir vatandaş bu kutsal çabanın içinde yer almak için çalışıyor.
Vali Osman Hacıbektaşoğlu gece gündüz demeden en üst düzeyde çalışmaları organize ediyor.
Vali Yardımcısı Abdülhamit Mutlu, yardım toplama merkezini mesken tutmuş durumda ve en ufak bir ayrıntıyla bile ilgileniyor.
Diğer yetkililer de bu çabayı daha ulvi hale getirmenin gayreti içerisinde.
Vatandaşlar bundan geri kalır mı?
Geleceğin büyükleri minikler ellerinde kumbaraları toplama merkezlerinin yolunu tutmuşlar,
Yaşlı teyzeler kendi elleriyle ördükleri kazakları ya da kısıtlı aile bütçelerinden ayırdıkları para ile satın aldıkları makarnaları, yağları getiriyorlar.
Daha gençleri bir kovandaki arılar gibi tasnif, paketleme ve yüklemede çalışıyorlar.
Tek soru; Bu insan zincirini sevgiden başka hangi güç oluşturabilirdi?