Ayhan Mergen

BU İKİ BİNAYA SAHİP ÇIKALIM (2)

Ayhan Mergen

Dünkü yazımızda Siirt’e özgü mimarinin bütün özelliklerini  bire bir yansıtan iki cas evin geçmiş yıllarda valilik tarafından satın alındığını ve restore edildikten sonrada kaderine terk edildiğini anlatmıştık.

Bugünkü yazımızda bu evlerin nasıl değerlendirilebileceği konusundaki önerimi aktarmak istiyorum. Bilindiği üzere ilimiz gastronomi açısından  çok zengin. Perde pilavından büryanına, kitelinden ekşili dolmasına, erisokettten kitel fuma kadar 50'yi aşkın yemeğimiz, perpeğiniden  şemuniye  ve varak keeke  kadar  çok  sayıda tatlımız bulunuyor. Ancak bunların hiç birini yeteri kadar tanıtamadık.Hatta daha acı  verici bir durum bunların bir çoğunu unuttuk. Yeni nesil, sayıları yüzü bulan bu yemeklerin ancak birkaç tanesini biliyor veya tatmıştır.

Bu durum il dışından gelen turistler içinde söz konusudur. Günümüzde turistler gittikleri memleketlerde öncelikle o yörenin yöresel yemeklerini tatma eğilimindedirler. Allah aşkına ilimize gelen bir turiste büryan dışında hangi yemeği ikram edebileceğimizi söyleyebiliriz. Büryanın dışında belki bir iki lokantada o da haftanın belirli günlerinde perde pilav bulabilmek mümkün. Bunların dışındaki yemekler yok.

Bu nedenle bu iki binaların en azından bir tanesinden gastronomi müzesi olarak yararlanmak mümkün.  Burada yemeklerin yanı sıra Siirt mutfağında kullanılan kap kaçaklar sergilenebilir.  Ayrıca orada bu yemeklerin pişirilerek arzu edenlere ikram edilebileceği ve hatta paketlenerek teslim edilebileceği otantik bir restoranda kurulabilir. Hatta Siirt'e  özgü  gıda ürünlerinin satışının da yapılması mümkündür.

Ülke genelinde benzer uygulamaları yapan birçok il hatta ilçe var.Bizim de bu yemek kültürümüzün kaybolmaması ve o iki binanın da atıl durumdan kurtarılması için bir yerden başlamamız gerekiyor. Hem de vakit kaybetmeden. Çünkü çok değil, birkaç yıl sonra bu yemeklerin nasıl pişirileceğini bilen kimse kalmayacak.

O nedenle tez davranalım.

Yazarın Diğer Yazıları