Son 30 yıla yakın bir zamandan beri valilerimizi, milletvekillerini ve Ankara’dan gelen üst düzey siyasetçi ve bürokratları takip ederim.
Onların halkla temaslarını ve basına açık toplantılarını izlerim. Bu temas ve toplantılarda vatandaşların tutum ve isteklerini gözlemlerim.
Bu gözlemlerimde iki önemli nokta dikkatimi çekiyor.
Bunlardan ilki hiç kötü bürokrat veya siyasetçi yok.
Hepsi çok iyi insanlar.
Hepsi görevine sadık ve hepsi de çok başarılı görevler ifa etmektedirler. Hiç başarısız olanı yok.
Tamamı Allah sizleri başımızdan eksik etmesin duasına layık insanlar.
Üç aşağı beş yukarı, hangi düzeyde olursa olsun, vatandaşımızın bürokrat ve siyasetçilere karşı söylemleri böyle.
Şimdiye kadar bir vatandaşın dahi olsa, herhangi bir bürokrat veya siyasetçiye sen bunu yanlış yapıyorsun veya görevini ihmal ediyorsun dediğine tanık olmadım.
Sanırım bundan sonra da tanık olma ihtimalim çok düşük.
Dikkatimi çeken ikinci nokta da vatandaşların bürokrat ve siyasetçilerden talepleri konusunda.
Şimdiye kadar tanık olduğum taleplerin %99'unu bireysel talepler oluşturuyor.
“Oğluma, kızıma, yeğenime kuzenime iş bul, tayinini yap, onu yönetici yap, şu kurumda bu sorunum var. Şu kurum müdürü işimi aksatıyor. Onu görevden al.”
Vatandaşın talepleri hep böyle.
Şimdiye kadar “ilimizin veya ilçemizin şu sorunu var” çözülmesi için çaba harcar mısınız? şeklinde isteklere şahit olmadım diyebilirim.
Sanırım bu durum bütün bölge illeri için geçerlidir. En olmadık istekleri dillendirmekten çekinmeyiz.
Bunu bir örnekle açıklamak istiyorum. 15 Temmuz hain darbe girişimi sonrası vatandaşların sokaklara döküldükleri bir dönemde HAVAŞ otobüsüyle Sabiha Gökçen Havalimanına gidiyoruz.
Vatandaşların yolları kapatmasından dolayı otobüs ağır ilerliyor. Şanlıurfa’ya uçacak bir yolcu, uçağı kaçıracağını görünce hemen telefona sarılıp, milletvekilini arayıp, THY uçağını bekletmesini istedi.
Olumsuz cevap alınca da söylenip durdu.
Düşünebiliyor musunuz, koca uçak bir yolcuyu bekleyecek.
Umarım en kısa zamanda bu alışkanlığımızdan vazgeçer ve önce toplum demeye başlarız.